Çocuk Oyuncakları Sıralıyor: Ne Anlama Gelir?

Çocuk Oyuncakları Sıralıyor

Bazı çocuklar oyuncaklarını gelişigüzel dağıtmak yerine yan yana dizer.

Arabaları arka arkaya sıralar.
Blokları renklerine göre ayırır.
Hayvan figürlerini büyükten küçüğe dizer.
Kalemleri aynı yöne bakacak şekilde yerleştirir.
Taşları, yaprakları, kapakları veya küçük nesneleri belirli bir sıraya koyar.
Bazen uzun süre yalnızca bu düzenleme işiyle meşgul olur.

Bu durum ailelerin dikkatini çekebilir.

“Çocuğum neden oyuncaklarıyla oynamıyor da sadece diziyor?”
“Arabaları sürekli sıraya koyması normal mi?”
“Bu bir takıntı mı?”
“Oyun oynamıyor mu?”
“Müdahale etmeli miyim?”
“Bozarsam çok kızıyor, ne yapmalıyım?”

Bu sorular anlaşılırdır. Çünkü yetişkin gözüyle bakıldığında oyun çoğu zaman hikâye kurma, rol alma, konuşturma veya hayali senaryo üretme gibi düşünülür. Oysa çocukların oyun dili bundan çok daha geniştir.

Çocuk oyuncakları sıralıyor olabilir; çünkü dünyayı düzenlemeye, nesneler arasındaki farkları anlamaya, kontrol hissi kurmaya, dikkatini toplamaya, tekrar yoluyla rahatlamaya veya kendi oyununu bu biçimde başlatmaya çalışıyor olabilir.

Sıralamak her zaman sorun anlamına gelmez.

Bazen çocuk için bu, çok doğal bir oyun biçimidir. Bazen sınıflandırma becerisinin geliştiğini gösterir. Bazen duyusal bir haz verir. Bazen çocuğun zihnindeki karmaşayı düzenlemesine yardımcı olur. Bazen de oyuna geçmeden önce kurduğu bir hazırlık alanıdır.

Önemli olan tek bir davranışa bakarak hızlıca sonuç çıkarmak değil; çocuğun bu davranışı nasıl, ne sıklıkta, hangi duyguyla ve başka hangi oyun biçimleriyle birlikte yaptığına bakmaktır.

Çocuklar Neden Oyuncakları Sıralar?

Çocukların nesneleri sıralaması birçok farklı anlama gelebilir.

Bir çocuk arabaları dizerken gerçekten bir trafik akışı kuruyor olabilir. Başka bir çocuk aynı davranışı düzen hissi için yapıyor olabilir. Bir diğeri renkleri ayırarak sınıflandırma becerisini kullanıyor olabilir. Bir çocuk için sıralama sakinleştirici olabilir. Bir başka çocuk içinse oyunun vazgeçilmez başlangıç aşaması olabilir.

Sıralama davranışının bazı olası anlamları şunlardır:

  • Düzen kurma ihtiyacı,
  • Sınıflandırma ve ayırt etme becerisi,
  • Dikkati belirli bir işe toplama,
  • Tekrar yoluyla rahatlama,
  • Kontrol duygusu,
  • Oyuna hazırlık,
  • Duyusal haz,
  • Nesneler arasındaki ilişkiyi anlama,
  • Büyüklük, renk, şekil ve tür farklarını keşfetme,
  • İçsel bir ritim oluşturma.

Bu davranışa tek başına “takıntı” demek doğru değildir.

Çocukların oyunları bazen yetişkinin beklediği gibi ilerlemez. Çocuk bir arabayı sürmek yerine arabaları sıraya dizer. Bebekleri konuşturmak yerine yan yana yatırır. Bloklarla kule yapmak yerine blokları renge göre dizer.

Bu hâlâ oyundur.

Çünkü çocuk nesneyle ilişki kuruyor, onu inceliyor, düzenliyor, ayırıyor, bir araya getiriyor ve anlamlandırıyordur.

Sıralamak Oyun mudur?

Evet, çoğu zaman sıralamak da bir oyun biçimidir.

Yetişkinler oyunu daha çok “mış gibi yapma” üzerinden düşünür. Evcilik, doktorculuk, market oyunu, öğretmencilik, araba yarışı gibi senaryolu oyunlar daha kolay oyun olarak tanınır.

Ama oyun yalnızca hikâye kurmak değildir.

Çocuk için oyun bazen:

  • Dizmek,
  • Ayırmak,
  • Gruplamak,
  • Saklamak,
  • Tekrar etmek,
  • Üst üste koymak,
  • Yan yana getirmek,
  • Bozup yeniden kurmak,
  • Aynı hareketi defalarca yapmak

şeklinde de ortaya çıkabilir.

Bu tür oyunlar özellikle küçük yaşlarda çok değerlidir. Çocuk nesnelerin özelliklerini fark eder. Hangisi büyük, hangisi küçük, hangisi aynı renkte, hangisi farklı biçimde, hangisi hangi sıraya uyuyor, hangisi dışarıda kalıyor; bunları deneyimler.

Sıralama oyunu çocuğa görünmez bir düşünme alanı açar.

Yetişkin için sadece “oyuncakları dizmek” gibi görünen şey, çocuk için nesneler arasında ilişki kurma, farkları ayırt etme ve dünyayı daha anlaşılır hâle getirme çabası olabilir.

Çocuk Arabaları Neden Sıraya Dizer?

Ailelerin en sık fark ettiği örneklerden biri oyuncak arabaları sıraya dizme davranışıdır.

Çocuk arabaları yan yana, arka arkaya, renklerine göre, büyüklüklerine göre veya aynı yöne bakacak şekilde dizebilir. Bazen uzun bir sıra yapar. Bazen bozulan sıraya kızar. Bazen biri arabaların yerini değiştirdiğinde çok rahatsız olur.

Bu davranışın birçok olası anlamı vardır.

Çocuk trafik, yol, sıra, bekleme, hareket ve yön kavramlarını anlamaya çalışıyor olabilir. Arabaları yalnızca sürmek yerine önce düzenlemek istiyor olabilir. Kendi dünyasında bir otopark, garaj, yarış başlangıcı, trafik kuyruğu veya araç dizilimi kuruyor olabilir.

Bazen de çocuk için asıl keyif arabayı sürmekte değil, arabaları hizalamaktadır.

Bu da önemlidir.

Çocuğun oyundan aldığı haz her zaman yetişkinin beklediği yerde olmayabilir. Yetişkin “arabalar sürülür” diye düşünürken çocuk “arabalar düzenlenir” diye deneyimleyebilir.

Bu durumda hemen müdahale etmek gerekmez.

“Arabaların hepsini aynı yöne koymuşsun.”
“Burada uzun bir sıra var.”
“Büyük arabalar arkada, küçükler önde gibi görünüyor.”
“Bu arabalar nereye gidiyor olabilir?”

Bu tür cümleler çocuğun oyununu bozmaz; onu fark eder ve gerekirse sembolik oyuna doğru küçük bir davet açar.

Sıralama Davranışı Çocuğun Düşünmesini Nasıl Gösterir?

Sıralama davranışı çoğu zaman çocuğun erken bilişsel becerileriyle ilişkilidir.

Çocuk nesneleri sıralarken fark eder, karşılaştırır, gruplar ve ilişkilendirir.

Bu süreçte şu beceriler gelişebilir:

  • Görsel dikkat,
  • Sınıflandırma,
  • Sıralama,
  • Benzerlik ve farklılıkları ayırt etme,
  • Bütün-parça ilişkisi,
  • Renk, şekil ve boyut farkındalığı,
  • İnce motor koordinasyon,
  • Planlama,
  • Sürdürülebilir dikkat,
  • Düzen kurma.

Bir çocuk kırmızı blokları bir yana, mavi blokları bir yana ayırıyorsa; yalnızca bloklarla oynamıyor, aynı zamanda kategoriler oluşturuyordur.

Hayvanları büyükten küçüğe diziyorsa; boyut farklarını kullanıyordur.

Arabaları aynı yöne bakacak şekilde yerleştiriyorsa; yön, hizalama ve mekânsal farkındalıkla çalışıyordur.

Bu nedenle sıralama davranışı bazen gelişimsel açıdan oldukça zengin bir oyun biçimidir.

Yetişkinin görevi bu davranışı hemen kesmek değil, çocuğun neyi kurduğunu anlamaya çalışmaktır.

Düzen Kurma İhtiyacı Neden Ortaya Çıkar?

Çocuklar dünyaya çok fazla uyarana açık biçimde yaşar.

Sesler, renkler, nesneler, insanlar, geçişler, kurallar, beklemeler, oyunlar, duygular ve ilişkiler çocuk için bazen karmaşık olabilir.

Sıralamak, bu karmaşayı daha anlaşılır hâle getirme yollarından biri olabilir.

Çocuk nesneleri dizdiğinde dünya küçük bir alanda daha düzenli görünür. Neyin nerede olduğu bellidir. Sıra vardır. Tekrar vardır. Kontrol edilebilirlik vardır.

Bu, özellikle bazı çocuklar için rahatlatıcı olabilir.

Yetişkinler de benzer biçimde dağınık bir masayı topladıklarında, liste yaptıklarında veya eşyaları düzenlediklerinde rahatlayabilir. Çocuk da nesneleri sıralayarak kendi zihinsel ve duygusal düzenini destekliyor olabilir.

Bu nedenle çocuğun sıralama davranışına yalnızca dışarıdan bakmamak gerekir.

Belki çocuk “düzenli durduğu için” değil, düzenlediği sırada kendisini daha sakin hissettiği için bunu yapıyordur.

Sıralama Kontrol İhtiyacıyla İlgili Olabilir mi?

Evet, bazen olabilir.

Çocukların hayatında birçok şey yetişkinler tarafından belirlenir.

Ne zaman kalkacak, ne zaman okula gidecek, ne giyecek, ne zaman yemek yiyecek, ne zaman uyuyacak, ne zaman çıkacak, nerede duracak, neye izin var, neye izin yok…

Bu kadar çok belirlenmişlik içinde çocuk oyun alanında kendi kontrolünü kurmaya çalışabilir.

Oyuncakları sıralamak çocuğa şu duyguyu verebilir:

“Burada düzeni ben kuruyorum.”
“Bu arabalar benim istediğim yerde duruyor.”
“Bu blokların sırasını ben belirliyorum.”
“Bu küçük dünyada kontrol bende.”

Bu her zaman olumsuz değildir.

Çocuk oyun içinde kontrol duygusu kurar. Bu, gelişimin doğal bir parçasıdır. Özellikle günlük yaşamda çok fazla acele ettirilen, sürekli yönlendirilen veya çok değişken durumlar yaşayan çocuklar, oyunda düzen ve kontrol kurmaya daha çok ihtiyaç duyabilir.

Ancak burada önemli olan çocuğun sadece kontrol kurup kurmadığı değil, bu kontrolün ne kadar esneyebildiğidir.

Çocuk sırası bozulduğunda çok kısa süreli rahatsız olup yeniden düzenleyebiliyorsa bu olağan olabilir. Ama sıra bozulduğunda uzun süre sakinleşemiyor, başka hiçbir oyuna geçemiyor, başkalarının küçük müdahalelerine hiç tahammül edemiyorsa daha dikkatli gözlem gerekebilir.

Tekrar Eden Oyunlar Her Zaman Sorun mudur?

Hayır.

Çocuklar tekrar ederek öğrenir.

Aynı kitabı defalarca okutmak isterler. Aynı şarkıyı tekrar tekrar dinlerler. Aynı oyunu günlerce kurarlar. Aynı nesneleri yeniden dizerler. Aynı sırayı tekrar yaparlar.

Tekrar, çocuk için güven ve öğrenme aracıdır.

Yetişkin için sıkıcı olan tekrar, çocuk için anlam kurucu olabilir.

Çocuk bir şeyi tekrar ettiğinde yalnızca aynısını yapmıyor olabilir. Her tekrarında küçük bir farkı deneyimliyor, daha iyi kontrol ediyor, daha fazla ustalaşıyor veya aynı duyguyu yeniden işliyordur.

Bu nedenle “yine mi arabaları diziyorsun?” demek yerine şu bakış daha destekleyicidir:

“Bugün de arabaları sıraya dizdin. Bu sefer kırmızıları en sona koymuşsun.”

Bu cümle çocuğun tekrarını küçümsemez. Aynı zamanda küçük değişimi de fark eder.

Tekrarın gelişimsel değeri vardır. Ancak tekrarın çocuğun tüm oyun alanını kaplayıp kaplamadığı gözlemlenmelidir.

Sıralama Davranışı Duyusal Haz Verebilir mi?

Evet.

Bazı çocuklar oyuncakları sıralarken görsel düzenden, hizadan, renkten, tekrar eden şekillerden veya nesnelerin yan yana duruşundan duyusal bir haz alabilir.

Bu, özellikle renkli bloklar, arabalar, figürler, kapaklar, taşlar, yapraklar veya küçük materyallerle daha görünür olabilir.

Çocuk için nesnelerin aynı hizada durması, renklerin gruplanması veya şekillerin tekrar etmesi estetik ve duyusal olarak tatmin edici olabilir.

Bazı çocuklar dokunarak, yerleştirerek, dizerek ve yeniden düzenleyerek sakinleşir.

Bu durumda yetişkinin çocuğun duyusal deneyimini fark etmesi önemlidir.

“Bunları yan yana koymak hoşuna gidiyor.”
“Renkleri ayırınca güzel görünüyor.”
“Hepsinin aynı yöne bakmasını istedin.”

Bu dil çocuğun deneyimini kabul eder.

Çocuk Sıraladığı Oyuncakların Bozulmasına Neden Kızar?

Çocuğun uzun süre uğraşarak kurduğu bir düzenin bozulması onu rahatsız edebilir.

Bu durum her zaman takıntı anlamına gelmez.

Yetişkin de uzun süre emek verdiği bir işin biri tarafından habersizce bozulmasına kızabilir. Çocuk da kendi oyun düzenini önemli görür.

Çocuk için o sıra yalnızca oyuncakların yan yana durması değildir. Kendi kurduğu bir yapı, emek verdiği bir düzen, anlamlı bir bütün olabilir.

Bu nedenle çocuğun sırasını hemen bozmak, “bak böyle oynanır” diyerek müdahale etmek veya oyuncakların yerini değiştirmek gereksiz bir çatışma yaratabilir.

Daha iyi yaklaşım şudur:

“Bunları sen böyle dizdin. Bozulmasını istemiyorsun.”
“Bu sırayı korumak istiyorsun.”
“Birazdan toplanma zamanı gelecek. İstersen önce fotoğrafını çekebiliriz.”
“Bu düzeni yarın yeniden kurabilirsin.”

Bu yaklaşım hem çocuğun emeğini görür hem de günlük yaşamın sınırını korur.

Yetişkin Sıralama Oyununa Müdahale Etmeli mi?

Her zaman değil.

Çocuk oyuncakları sıralıyor diye hemen oyuna yön vermek gerekmez. Önce gözlemlemek daha doğrudur.

Şu sorular düşünülebilir:

  • Çocuk bunu keyifle mi yapıyor?
  • Sakin mi, gergin mi?
  • Bu oyunu başka oyunlarla birlikte kullanıyor mu?
  • Başka çocukların katılımına biraz olsun izin veriyor mu?
  • Sıra bozulduğunda toparlanabiliyor mu?
  • Sıralama oyunu hikâyeye dönüşebiliyor mu?
  • Gün içinde farklı oyunlara da geçebiliyor mu?
  • Bu davranış çocuğun genel işlevselliğini etkiliyor mu?

Eğer çocuk keyifle sıralıyor, sonra başka oyunlara da geçiyor, zaman zaman senaryo kuruyor veya yetişkinin küçük yorumlarına açık kalıyorsa bu çoğu zaman olağan bir oyun biçimidir.

Müdahale etmek yerine eşlik etmek daha iyi olabilir.

“Burada neler oluyor?”
“Bu sıranın başında kim var?”
“Bunlar nereye gidiyor?”
“Ben de bir tane ekleyebilir miyim?”
“Bu arabalar garaja mı girecek?”

Bu tür sorular çocuğun oyununu bozmadan genişletebilir.

Ancak çocuk bu sorulara yanıt vermek istemiyorsa, yetişkinin hemen ısrar etmesi gerekmez. Bazen çocuğun kendi düzenini sessizce sürdürmesine izin vermek de destekleyicidir.

Sıralama Oyununu Sembolik Oyuna Nasıl Bağlayabiliriz?

Bazı çocuklar sıralama davranışından sembolik oyuna doğal biçimde geçer.

Arabaları dizer, sonra “trafik oldu” der. Hayvanları dizer, sonra “bunlar ormana gidiyor” der. Bebekleri yan yana koyar, sonra “hepsi uyuyor” der.

Bazı çocuklarda ise yetişkinin küçük davetleri sembolik oyuna geçişi destekleyebilir.

Örneğin:

“Bu arabalar bekliyor gibi. Acaba yeşil ışık mı yanacak?”
“Hayvanlar sıraya girmiş. Nereye gidiyorlar?”
“Bu bloklar bir yol mu oldu?”
“Bu bebeklerin hepsi uyuyor mu?”
“Burada bir okul sırası mı var?”

Bu sorular oyuna anlam ekler.

Ancak önemli olan çocuğun oyununu ele geçirmek değil, onun kurduğu düzene saygıyla yaklaşmaktır.

Çocuk sembolik oyuna geçmek istemiyorsa, bu da kabul edilebilir. Her oyun hemen hikâyeye dönüşmek zorunda değildir.

Sıralama ve Sınıflandırma Becerisi Arasındaki İlişki

Sıralama davranışı, sınıflandırma becerisinin erken işaretlerinden biri olabilir.

Çocuklar gelişim sürecinde nesneleri benzerlik ve farklılıklarına göre ayırt etmeye başlar.

Aynı renkleri bir araya getirir.
Küçükleri ayrı, büyükleri ayrı koyar.
Hayvanları türlerine göre ayırır.
Arabaları boyutlarına göre dizer.
Blokları şekillerine göre gruplayabilir.

Bu beceriler ileride matematiksel düşünme, problem çözme, dikkat ve kavramsal gelişim için önemlidir.

Bu nedenle çocuğun sıralama davranışını yalnızca “oyuncakları diziyor” diye basitleştirmemek gerekir.

Belki çocuk erken bir düzenleme, karşılaştırma ve kategorileştirme becerisi kullanıyordur.

Yetişkin bunu desteklemek için şu tür gözlemler yapabilir:

“Bütün kırmızıları bir araya koymuşsun.”
“Büyük olanlar burada, küçük olanlar orada.”
“Hayvanları türlerine göre ayırmış gibisin.”
“Bunların hepsi aynı şekle benziyor.”

Bu cümleler çocuğun düşünmesini söze döker.

Sıralama Davranışı Ne Zaman Daha Dikkatli İzlenmeli?

Sıralama çoğu zaman olağan bir oyun biçimi olabilir. Ancak bazı durumlarda daha dikkatli gözlem gerekebilir.

Özellikle şu durumlar birlikte görülüyorsa bir uzmandan gelişimsel değerlendirme almak faydalı olabilir:

  • Çocuk neredeyse yalnızca sıralama yapıyor ve başka oyunlara geçmiyorsa,
  • Sembolik oyun çok sınırlıysa,
  • Sıralama bozulduğunda çok yoğun ve uzun süreli kriz yaşıyorsa,
  • Başka çocukların veya yetişkinin oyuna küçük katılımına hiç izin vermiyorsa,
  • Göz teması, ortak dikkat veya sosyal iletişim belirgin biçimde sınırlıysa,
  • İsmi söylendiğinde tepki vermekte sık zorlanıyorsa,
  • Dil gelişiminde belirgin gecikme varsa,
  • Tekrarlayıcı davranışlar günlük yaşamı ciddi biçimde etkiliyorsa,
  • Değişikliklere karşı aşırı yoğun tepki veriyorsa,
  • Sıralama davranışı çocuğun yaşına göre çok katı ve tek oyun biçimi hâline gelmişse.

Burada önemli olan tek bir davranışa bakarak sonuca varmamak gerektiğidir.

Çocuk oyuncakları sıralıyor diye hemen bir tanı düşünülmez. Ancak bu davranış çocuğun genel sosyal iletişimi, oyun çeşitliliği, esnekliği ve gelişimsel profili içinde değerlendirilmelidir.

Aile kaygılanıyorsa, bir çocuk gelişimi uzmanı, klinik psikolog, çocuk psikiyatristi veya okulun psikolojik danışmanlık birimiyle görüşmek yararlı olabilir.

Çocuğa “Öyle Oynanmaz” Demek Neden Sorunlu Olabilir?

Çocuk oyuncakları yetişkinin beklediği şekilde kullanmadığında yetişkin bazen şöyle diyebilir:

“Öyle oynanmaz.”
“Arabayı sürmen lazım.”
“Bebekleri konuştursana.”
“Blokları dizme, kule yap.”
“Bırak artık, başka oyun oyna.”

Bu cümleler çocuğun oyun kurma biçimini değersizleştirebilir.

Oysa oyun malzemelerinin tek bir doğru kullanımı yoktur.

Çocuk arabayı sürebilir, dizebilir, saklayabilir, ters çevirebilir, garaja koyabilir, renklerine göre ayırabilir veya uzun bir yolun parçası yapabilir.

Açık uçlu oyun ortamında çocuğun malzemeyi kendi anlamıyla kullanmasına izin vermek önemlidir.

Yetişkinin görevi çocuğa tek doğru oyun biçimini öğretmek değildir. Çocuğun oyununa bakmak, anlamaya çalışmak ve gerektiğinde onu zenginleştirmektir.

Aile Evde Nasıl Yaklaşmalı?

Çocuk evde oyuncakları sıralıyorsa aile önce davranışı gözlemleyebilir.

Hemen kaygılanmak ya da müdahale etmek yerine şu yaklaşım daha sağlıklı olabilir:

  • Çocuğun neyi nasıl sıraladığını izleyin,
  • Sıralama sırasında sakin mi, gergin mi olduğuna bakın,
  • Oyuna küçük yorumlarla eşlik edin,
  • Oyunu hemen bozmayın,
  • Başka oyunlara nazik davetler açın,
  • Bozulması gerekiyorsa önceden haber verin,
  • Toplanma zamanında geçişi yumuşatın,
  • Fotoğraf çekerek düzenin korunmasına yardımcı olun,
  • Çocuğun oyun çeşitliliğini gözlemleyin,
  • Kaygınız varsa okuldan veya uzmandan gözlem isteyin.

Örneğin toplanma zamanı geldiğinde şöyle denebilir:

“Bu sırayı kurmak için çok uğraştın. Şimdi yemek zamanı olduğu için oyuncakları kaldıracağız. İstersen önce fotoğrafını çekelim, sonra tekrar kurabilirsin.”

Bu cümle hem çocuğun emeğini görür hem de günlük sınırı korur.

Okulda Öğretmen Sıralama Davranışını Nasıl Gözlemlemeli?

Anaokulunda öğretmenin çocuğun oyununu gözlemlemesi çok önemlidir.

Çocuk oyuncakları sıraladığında öğretmen hemen müdahale etmek yerine oyunun niteliğine bakmalıdır.

Öğretmen şu soruları düşünebilir:

  • Çocuk bu davranışı ne sıklıkta yapıyor?
  • Hangi malzemeleri sıralıyor?
  • Sıralama keyifli mi, gergin mi?
  • Başka çocukların varlığına nasıl tepki veriyor?
  • Oyunu genişletebiliyor mu?
  • Sembolik oyunla bağlantı kuruyor mu?
  • Küçük değişikliklere tahammül edebiliyor mu?
  • Gün içinde başka oyun türlerine geçiyor mu?
  • Dil ve sosyal iletişim becerileri nasıl?
  • Sıralama davranışı çocuğu sakinleştiriyor mu?

Bu gözlem, öğretmenin çocuğu daha iyi anlamasına yardım eder.

Öğretmen davranışı tek başına değerlendirmez; çocuğun genel oyun repertuvarı ve ilişkisel katılımıyla birlikte düşünür.

Okul öncesi eğitimde oyunun önemi, tam da bu noktada görünür olur: oyun, çocuğun yalnızca ne yaptığını değil, dünyayı nasıl kurduğunu anlamamıza yardım eder.

Sıralama Davranışı Arkadaş İlişkilerini Nasıl Etkileyebilir?

Bazı çocuklar sıralama oyununu tek başına sürdürmek ister. Bazıları başka çocukların oyuna katılmasına izin verir. Bazıları ise arkadaşı sırayı bozduğunda çok zorlanır.

Bu durum arkadaş ilişkilerinde küçük çatışmalar yaratabilir.

Örneğin bir çocuk arabaları uzun bir sıra hâline getirir. Başka bir çocuk arabayı alıp sürmek ister. Sıralayan çocuk buna kızar. Diğer çocuk ise “oynamama izin vermiyor” diye düşünebilir.

Bu durumda öğretmenin görevi iki çocuğun ihtiyacını da görmek olmalıdır.

“Sen bu arabaları sıraya dizdin ve bozulmasını istemiyorsun.”
“Sen de arabayla oynamak istiyorsun.”
“Bu sıradan bir araba seçmek mümkün mü, yoksa başka arabalarla yeni bir yol mu kuralım?”

Bu yaklaşım taraf tutmaz. İki çocuğun da oyun ihtiyacını görünür kılar.

Çocuklar böylece oyun içinde başkasının niyetini fark etmeyi öğrenir.

Çocuğun Düzenini Bozmamak Her Zaman Mümkün mü?

Hayır.

Çocuğun oyun düzenine saygı göstermek önemlidir. Ancak günlük yaşamda her düzen sonsuza kadar korunamaz.

Yemek zamanı gelir.
Okul kapanır.
Bahçeye çıkmak gerekir.
Başka çocuklar da malzemeyi kullanmak ister.
Temizlik yapılmalıdır.
Oyun alanı başka bir etkinliğe hazırlanır.

Bu durumda çocuğa önceden haber vermek ve geçişi yumuşatmak önemlidir.

“Beş dakika sonra bu alanı toplayacağız.”
“Bu sırayı çok sevdin. Fotoğrafını çekip sonra kaldırabiliriz.”
“Yarın tekrar kurmak için bu arabaları sepete birlikte koyabiliriz.”
“Şimdi bahçeye çıkıyoruz. Arabalar burada bekleyecek.”

Bu cümleler çocuğun kontrol duygusunu tamamen kırmadan, günlük akışın sınırını kabul etmesine yardım eder.

Nova’da Sıralama ve Düzenleme Davranışına Nasıl Bakılır?

Nova’da çocukların oyunları yalnızca yüzeyde görünen davranışlar olarak ele alınmaz.

Bir çocuk oyuncakları sıraladığında, öğretmenin ve okulun temel sorusu şu değildir:

“Bu normal mi, değil mi?”

Daha derindeki soru şudur:

“Bu çocuk bu oyunla ne kuruyor?”

Düzen mi arıyor?
Renkleri mi ayırıyor?
Kontrol duygusu mu kuruyor?
Dikkatini mi topluyor?
Sakinleşiyor mu?
Bir oyuna mı hazırlanıyor?
Nesneler arasında ilişki mi kuruyor?
Kendi iç ritmini mi oluşturuyor?

Nova’da bu tür davranışlar hemen etiketlenmez. Gözlemlenir, çocuğun genel oyun kapasitesi içinde değerlendirilir ve gerektiğinde oyunun genişlemesi için küçük davetler açılır.

Çocukların tekrar eden oyunları, sıralama davranışları, düzen kurma ihtiyaçları ve oyun içindeki tercihleri gelişimsel gözlem açısından değerlidir.

Çünkü çocuk oyun içinde kendisini anlatır.

Nova’da Öğretmen Nasıl Eşlik Eder?

Nova’da öğretmen çocuğun oyununa aceleyle müdahale etmez.

Önce bakar.

Çocuk oyuncakları nasıl diziyor?
Hangi sırayı kuruyor?
Bu sırayı korumak istiyor mu?
Sıralama sırasında rahat mı?
Başka çocukları oyuna alabiliyor mu?
Öğretmenin küçük cümlelerine nasıl yanıt veriyor?
Bu oyun başka bir hikâyeye açılabiliyor mu?

Sonra öğretmen çocuğun ihtiyacına göre eşlik eder.

Bazen yalnızca gözlem yapar.
Bazen çocuğun düzenini söze döker.
Bazen oyunu genişletecek küçük bir soru sorar.
Bazen başka bir çocuğun oyuna katılmasına sosyal köprü kurar.
Bazen geçiş zamanı geldiğinde çocuğun düzenini koruyarak kapanış yapmasına yardım eder.

Bu yaklaşım çocuğun oyununu bozmadan, onun içindeki gelişimsel olasılığı görmeye çalışır.

Nova’nın oyun yaklaşımında temel ilke şudur:

Çocuk, oyunuyla konuşur; yetişkin önce bu dili anlamaya çalışır.

Nova’da Oyuncaklar ve Malzemeler Neden Açık Uçlu Düşünülür?

Çocukların sıralama, düzenleme, ayırma ve yeniden kurma davranışları açık uçlu materyallerle daha zengin biçimde ortaya çıkar.

Tahta bloklar, doğal materyaller, taşlar, yapraklar, figürler, oyun hamurları, kumaşlar, kutular ve basit nesneler çocuğa tek bir kullanım biçimi dayatmaz.

Çocuk bu malzemelerle kule yapabilir, yol kurabilir, ev yapabilir, sıra oluşturabilir, gruplar ayırabilir veya sembolik hikâyeler geliştirebilir.

Nova’da oyun materyallerinin amacı çocuğu yalnızca oyalamak değildir.

Amaç çocuğa kurabileceği, bozabileceği, dönüştürebileceği ve anlam yükleyebileceği bir oyun alanı açmaktır.

Bu nedenle çocuğun bir materyali beklenenden farklı kullanması hemen düzeltilmez. Önce çocuğun o materyalle ne yaptığına ve ne kurduğuna bakılır.

Aileler İçin Gözlem Listesi

Çocuğunuz oyuncakları sıralıyorsa şu başlıklara bakabilirsiniz:

1. Keyif var mı?

Çocuk sıralama sırasında keyifli ve sakin görünüyor mu?

2. Esneklik var mı?

Sıra bozulduğunda kısa sürede toparlanabiliyor mu?

3. Oyun çeşitliliği var mı?

Sıralama dışında başka oyunlar da oynuyor mu?

4. Sosyal temas var mı?

Siz ya da başka çocuklar oyuna küçük biçimde katılabiliyor musunuz?

5. Dil eşlik ediyor mu?

Çocuk sıralama sırasında anlatıyor, ses çıkarıyor veya oyun dili kullanıyor mu?

6. Sembolik oyun var mı?

Sıra bazen trafik, okul, garaj, hayvan yürüyüşü gibi bir hikâyeye dönüşüyor mu?

7. Katılık düzeyi nasıl?

Sıranın bozulması çok yoğun krizlere yol açıyor mu?

8. Günlük yaşam etkileniyor mu?

Bu davranış yemek, uyku, dışarı çıkma veya okul akışını ciddi biçimde zorlaştırıyor mu?

9. Gelişimsel başka belirtiler var mı?

Dil, sosyal iletişim, göz teması, ortak dikkat ve oyun çeşitliliği nasıl?

10. Yetişkin nasıl yaklaşıyor?

Davranışı hemen düzeltmeye mi çalışıyorsunuz, yoksa önce anlamaya mı?

Bu liste tanı koymak için değil, çocuğun oyununu daha iyi gözlemlemek için kullanılmalıdır.

Ne Zaman Destek Almak Gerekir?

Aileler şu durumlarda bir uzmanla görüşmeyi düşünebilir:

  • Çocuk neredeyse sadece sıralama yapıyorsa,
  • Başka oyun biçimlerine geçmekte çok zorlanıyorsa,
  • Sıra bozulduğunda çok yoğun ve uzun krizler yaşıyorsa,
  • Sosyal iletişim belirgin biçimde sınırlıysa,
  • Dil gelişiminde gecikme varsa,
  • Sembolik oyun hiç gelişmiyorsa,
  • Değişikliklere aşırı yoğun tepki veriyorsa,
  • Tekrarlayan davranışlar günlük yaşamı belirgin biçimde kısıtlıyorsa,
  • Aile ve okul çocuğun gelişimiyle ilgili ortak kaygı taşıyorsa.

Bu durumda amaç çocuğu etiketlemek değildir.

Amaç çocuğun gelişimsel ihtiyaçlarını daha iyi anlamak ve gerekirse doğru destekleri planlamaktır.

Sonuç: Sıralamak Bazen Çocuğun Dünyayı Düzenleme Yoludur

Çocuk oyuncakları sıralıyor diye hemen kaygılanmak gerekmez.

Sıralamak çocuk için oyun, düşünme, sınıflandırma, kontrol, tekrar, duyusal haz veya sakinleşme biçimi olabilir.

Önemli olan bu davranışın çocuğun genel oyun dünyası içinde nasıl yer aldığıdır.

Çocuk sadece diziyor mu, yoksa başka oyunlara da geçiyor mu?
Sıralama keyifli mi, gergin mi?
Oyuna küçük davetleri kabul edebiliyor mu?
Başka çocuklarla ilişki kurabiliyor mu?
Sıralama zamanla hikâyeye, sınıflandırmaya veya ortak oyuna açılabiliyor mu?

Bu sorular davranışı daha doğru anlamamıza yardımcı olur.

Çocukların oyunları bazen yetişkinin beklediğinden farklı biçimlerde gelişir. Ancak bu farklılıkların çoğu, çocuğun dünyayı anlamlandırma çabasının parçasıdır.

Nova Anaokulu’nda çocukların oyunları, tekrarları, düzenleme ihtiyaçları ve ilişki kurma biçimleri gelişimsel olarak gözlemlenir. Oyun, çocuğun yalnızca ne yaptığı değil, dünyayı nasıl kurduğu konusunda bize yol gösterir.

Nova’nın oyun temelli yaklaşımı, çocukların sınıf ve bahçe deneyimleri, öğretmen gözlemi ve gelişimsel takip süreci hakkında bilgi almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Çocuk oyuncakları sıralıyor, bu normal mi?

Çocuk oyuncakları sıralıyor olabilir ve bu çoğu zaman olağan bir oyun biçimidir. Sıralama; düzen kurma, sınıflandırma, dikkat, kontrol ve tekrar ihtiyacıyla ilişkili olabilir.

Çocuk arabaları neden sıraya dizer?

Çocuk arabaları trafik, sıra, yön, düzen veya kontrol hissi kurmak için dizebilir. Bu davranış bazen oyunun kendisi, bazen de daha geniş bir oyuna hazırlık olabilir.

Oyuncakları sıralamak takıntı belirtisi midir?

Tek başına oyuncakları sıralamak takıntı belirtisi olarak değerlendirilmez. Davranışın sıklığı, esnekliği, sosyal iletişim, oyun çeşitliliği ve çocuğun genel gelişimi birlikte değerlendirilmelidir.

Çocuğun sıraladığı oyuncakları bozmalı mıyız?

Gereksiz yere bozmak yerine çocuğun kurduğu düzene saygı göstermek daha doğrudur. Toplanma veya geçiş gerekiyorsa önceden haber verip yumuşak bir kapanış yapılabilir.

Ne zaman uzmandan destek alınmalı?

Çocuk neredeyse sadece sıralama yapıyor, başka oyunlara geçemiyor, sıra bozulduğunda uzun krizler yaşıyor, dil ve sosyal iletişimde belirgin zorluklar gösteriyorsa uzman görüşü alınabilir.