Bir çocuk arkadaşının ağladığını gördüğünde yanına yaklaşabilir, oyuncağını uzatabilir, öğretmenini çağırabilir ya da hiçbir şey yapmadan uzaktan izleyebilir. Bazen başka bir çocuğun üzüntüsünü fark eder, bazen de kendi isteği o kadar güçlüdür ki karşısındakinin duygusunu göremez.
Bu farklı tepkiler, okul öncesi dönemde oldukça doğaldır. Şefkat, çocuğun doğuştan eksiksiz biçimde sahip olduğu ya da yalnızca nasihat edilerek öğrendiği bir özellik değildir. İlişkiler içinde gelişir; görülmek, anlaşılmak, sınırlarla karşılaşmak ve başka canlıların ihtiyaçlarını fark etmek yoluyla güçlenir.
Çocuklarda şefkat gelişimi, çocuğun başkasının duygusunu fark edebilmesi, zorlanan birine duyarlılık gösterebilmesi ve uygun olduğunda destek sunabilmesiyle ilişkilidir. Ancak şefkat yalnızca başkalarına iyi davranmak değildir. Çocuğun kendi duygularına ve sınırlarına da saygı duyabilmesini içerir.
Bir çocuk kendi üzüntüsünün, korkusunun ve öfkesinin yetişkin tarafından görüldüğünü deneyimlediğinde, zamanla başkasının duygusunu da daha iyi fark edebilir. Bu nedenle şefkat eğitimi, “Arkadaşına iyi davran” demekten önce çocuğun ilişkiler içinde nasıl karşılandığıyla başlar.
Şefkat Ne Demektir?
Şefkat, başka birinin zorlandığını fark etmek ve onun yaşadığı duruma duyarlılıkla yaklaşabilmektir. Bu yaklaşım bazen yardım etmek, bazen yanında durmak, bazen öğretmene haber vermek, bazen de karşıdakinin yalnız kalma isteğine saygı göstermek anlamına gelir.
Şefkat yalnızca acımak değildir. Acıma, karşıdakini daha güçsüz veya yetersiz görmeye dönüşebilir. Şefkat ise karşıdakinin duygusunu fark ederken onun sınırını ve bireyselliğini de korur.
Örneğin bir çocuk düştüğünde hemen sarılmak her zaman şefkatli davranış olmayabilir. Çocuk dokunulmak istemiyorsa ona mesafe vermek daha uygun olabilir. “İyi misin, sana yardım edebilir miyim?” diye sormak, çocuğun ihtiyacını anlamaya alan açar.
Bu nedenle şefkat, yalnızca iyi niyet değil, dikkat ve ilişki becerisi de gerektirir.
Empati ile Şefkat Arasındaki Fark Nedir?
Empati, başka birinin ne hissettiğini fark etme ve anlamaya çalışma kapasitesidir. Şefkat ise bu farkındalığa duyarlı bir yaklaşımın eşlik etmesidir.
Bir çocuk arkadaşının üzgün olduğunu anlayabilir. Bu empatiyle ilişkilidir. Yanına gidip “İstersen benimle oynayabilirsin” demesi ise şefkatli bir davranış olabilir.
Ancak empati ve şefkat her zaman aynı anda gelişmez. Çocuk karşısındaki kişinin üzüldüğünü fark edebilir ama o anda kendi oyuncağını paylaşmak istemeyebilir. Bu durum onun kötü veya duyarsız olduğu anlamına gelmez.
Okul öncesi dönemde çocukların kendi istekleri oldukça güçlüdür. Başkasının bakış açısını fark etme becerileri gelişmeye devam eder. Çocuk hem kendi arzusunu hem de karşısındakinin ihtiyacını aynı anda taşımakta zorlanabilir.
Bu nedenle yetişkinin görevi çocuğu suçlamak değil, durumu görünür hâle getirmektir:
“Arkadaşın oyuna katılamadığı için üzüldü. Sen de oyuncağını vermek istemiyorsun. Birlikte başka bir yol düşünebilir miyiz?”
Bu yaklaşım çocuğa hem kendi sınırının hem de başkasının duygusunun önemli olduğunu gösterir.
Çocuk Şefkati Nasıl Öğrenir?
Çocuklar şefkati en çok yetişkinlerin kendilerine ve çevrelerindeki insanlara nasıl davrandığını gözlemleyerek öğrenir.
Bir çocuk düştüğünde yetişkin “Bir şey olmadı, ağlama” diyorsa çocuk yaşadığı acının görünmediğini hissedebilir. Buna karşılık “Canın acıdı, biraz bekleyelim” denmesi, duygunun tanındığını gösterir.
Çocuk öfkelendiğinde aşağılanmıyor, korktuğunda küçümsenmiyor ve hata yaptığında değersizleştirilmiyorsa kendi zorlanmalarına karşı daha kabul edici olmayı öğrenebilir.
Aynı çocuk, yetişkinin başka insanlara nasıl yaklaştığını da izler. Yetişkin yorulan birine yardım ediyor mu? Bir hata karşısında hemen suçluyor mu? Hayvanlara, çalışanlara, yaşlılara ve çocuklara nasıl davranıyor? Günlük hayatta kullanılan dil, verilen öğütlerden çok daha güçlüdür.
Çocuğa şefkati anlatmak mümkündür; ancak şefkatli ilişki deneyimi sunulmadığında bu anlatı yüzeyde kalabilir.
Şefkat Çocuğu Her Zaman Paylaşmaya Zorlamak mıdır?
Hayır. Çocuklarda şefkat gelişimi, çocuğun her oyuncağını paylaşması veya her isteğinden vazgeçmesi anlamına gelmez.
Çocuğa sürekli “Arkadaşın üzülür, ver oyuncağını” denmesi, onun kendi sınırının önemsiz olduğu mesajını verebilir. Zamanla çocuk başkalarını memnun etmek için kendi isteğini bastırabilir.
Şefkat ile kendinden vazgeçmek aynı şey değildir.
Çocuk elindeki oyuncakla oynamaya devam etmek isteyebilir. Bu durumda yetişkin şöyle diyebilir:
“Arkadaşın da bu oyuncakla oynamak istiyor. Sen henüz bitirmedin. Oyunun bitince ona verebilirsin.”
Bu cümle hem diğer çocuğun isteğini görünür kılar hem de oyuncağı kullanan çocuğun sınırına saygı gösterir.
Çocuk gerçek bir şefkat geliştirecekse, kendi ihtiyaçlarının da ilişkide yer bulduğunu deneyimlemelidir.
Zorla Özür Diletmek Şefkati Geliştirir mi?
Bir çocuk arkadaşına vurduğunda, oyuncağını aldığında veya onu üzdüğünde yetişkinler çoğu zaman hemen “Özür dile” der. Çocuk da bazen ne yaptığını anlamadan “Özür dilerim” diyebilir.
Bu söz ortamı kısa süreli olarak sakinleştirebilir; ancak her zaman gerçek bir farkındalık oluşturmaz.
Özür dilemekten önce çocuğun yaptığı davranışın karşısındaki kişiyi nasıl etkilediğini fark etmesi gerekir.
“Sen arabayı elinden alınca arkadaşın üzüldü.”
“İttiğinde yere düştü ve canı acıdı.”
“Şimdi biraz uzak durmak istiyor.”
Bu cümleler olayın etkisini görünür hâle getirir.
Daha sonra çocuk onarım sürecine davet edilebilir:
“Onun için ne yapabiliriz?”
“Arabayı geri vermek ister misin?”
“Öğretmeni çağırabiliriz.”
“Hazır olduğunda yanında durabilirsin.”
Çocuk hemen özür dilemek istemeyebilir. Bu durumda zorlamak yerine, yetişkin ilişkiyi onarmanın farklı yollarını gösterebilir.
Gerçek şefkat, yalnızca doğru cümleyi söylemekten değil, davranışının etkisini fark etmekten gelişir.
Çocuğun Duygularını Tanıması Neden Önemlidir?
Kendi duygusunu fark edemeyen bir çocuğun başkasının duygusunu anlaması da zor olabilir. Çocuk kızgınlık, korku, üzüntü, hayal kırıklığı ve kıskançlık gibi duyguları yetişkin eşliğinde tanımaya ihtiyaç duyar.
Çocuklarda duygu ifade etme becerisi geliştikçe çocuk hem kendi yaşantısını hem de başkasının tepkilerini daha iyi anlamlandırabilir.
Örneğin çocuk arkadaşının oyuncağını aldığında yetişkin yalnızca “Bu yanlış” demek yerine şunları söyleyebilir:
“Sen de o oyuncakla oynamak istedin.”
“Beklemek sana zor geldi.”
“Arkadaşın oyuncağı alındığı için üzüldü.”
Bu yaklaşım iki çocuğun da duygusunu aynı anda görünür kılar. Birini haklı, diğerini kötü çocuk olarak konumlandırmaz.
Çocuk zamanla bir çatışmada yalnızca kendi isteğini değil, karşısındaki kişinin yaşadığını da fark etmeye başlar.
Şefkat ve Sınır Birbirine Zıt mıdır?
Şefkatli olmak her davranışa izin vermek değildir. Tam tersine güvenli sınırlar şefkatin önemli bir parçasıdır.
Bir çocuk öfkeli olabilir; ancak arkadaşına vurmasına izin verilmez. Bir çocuk oyuncağını paylaşmak istemeyebilir; ancak başkasının elinden zorla alamaz. Çocuk yalnız kalmak isteyebilir; ancak bunu arkadaşını aşağılayarak ifade edemez.
Şefkatli sınır, çocuğun duygusunu kabul ederken zarar veren davranışı durdurur:
“Çok kızdın. Kızabilirsin ama vuramazsın.”
“Oyuncağı istiyorsun ama arkadaşının elinden alamazsın.”
“Şimdi yalnız oynamak istiyorsun. Bunu arkadaşına sözle söyleyebiliriz.”
Çocuklarda sınır gelişimi, hem kendi alanını korumayı hem de başkasının alanına saygı göstermeyi içerir. Bu nedenle sınır ile şefkat birbirini tamamlar.
Arkadaşı Ağlayan Çocuğa Ne Söylenebilir?
Bir çocuk arkadaşının ağladığını gördüğünde ne yapacağını bilemeyebilir. Yanından uzaklaşabilir, gülümseyebilir, öğretmenine bakabilir veya hiçbir tepki vermeyebilir. Bu tepkiler her zaman duyarsızlık anlamına gelmez.
Bazı çocuklar yoğun duygular karşısında ne yapacaklarını henüz bilmez. Yetişkin onlara küçük yollar gösterebilir:
“Arkadaşın ağlıyor. Yanında durmak ister misin?”
“Öğretmenine haber verebiliriz.”
“Bir mendil getirebiliriz.”
“Şu an yalnız kalmak isteyip istemediğini sorabiliriz.”
Çocuğun mutlaka sarılması, oyuncağını vermesi veya arkadaşını güldürmesi beklenmemelidir. Karşıdaki çocuğun da kendi sınırı vardır.
Amaç, çocuğa her üzüntüyü çözme sorumluluğu vermek değil, başka birinin duygusunu fark edebileceği yollar sunmaktır.
Hayvanlarla İlişki Şefkati Nasıl Destekler?
Hayvanlarla güvenli ve yetişkin gözetimindeki temas, çocuğun başka canlıların ihtiyaçlarını fark etmesine yardımcı olabilir.
Çocuk bir kedinin her zaman sevilmek istemediğini, bir köpeğe yaklaşırken izin almak gerektiğini, kuşların yüksek seslerden rahatsız olabileceğini ve küçük canlıların zarar görebileceğini öğrenir.
Burada hayvanı yalnızca çocuğa sorumluluk öğretmek için kullanılan bir araç olarak görmemek gerekir. Hayvan da ihtiyaçları ve sınırları olan canlı bir varlıktır.
Çocuğa şu tür ifadeler kullanılabilir:
“Kedi şimdi uzaklaştı. Sanırım dinlenmek istiyor.”
“Köpeğe yavaşça yaklaşalım.”
“Karıncayı ezmeden yanından geçebiliriz.”
“Kuşları uzaktan izleyelim; onları korkutmayalım.”
Bu yaklaşım çocuğun yalnızca insanlara değil, kendisi dışındaki yaşama karşı da duyarlılık geliştirmesine yardımcı olur.
Doğayla İlişki Şefkati Nasıl Besler?
Şefkat yalnızca insanlar arası ilişkilerle sınırlı değildir. Çocukların bitkilere, hayvanlara ve doğal çevreye özen göstermesi de şefkat kapasitesinin bir parçasıdır.
Bahçede bir çiçeği koparmadan önce düşünmek, küçük bir böceği ezmemek, bitkinin su ihtiyacını fark etmek veya çöpleri doğaya bırakmamak günlük yaşam içindeki somut deneyimlerdir.
Nova’nın bahçe ve doğa yaklaşımında çocuk doğayı yalnızca gözlemlediği bir fon olarak değil, ilişki kurduğu canlı bir çevre olarak deneyimler.
Ancak doğaya şefkat, korku ve suçluluk üzerinden öğretilmemelidir. “Çiçeği koparırsan çok kötü bir çocuk olursun” yerine “Bu çiçek burada büyümeye devam ediyor. Bakmak için yanına yaklaşabiliriz” denebilir.
Amaç çocuğu utandırmak değil, davranışının canlı çevre üzerindeki etkisini anlamasına yardımcı olmaktır.
Hikâyeler Şefkat Gelişimini Nasıl Destekler?
Hikâyeler, çocuğun başka kişilerin ve karakterlerin bakış açılarını düşünmesine yardımcı olabilir. Çocuk kahramanın ne hissettiğini, neden öyle davrandığını ve başka ne yapabileceğini hayal eder.
Hikâye sonrasında yalnızca bilgi soruları sormak yerine şu tür sorular kullanılabilir:
“Sence bu karakter neden üzülmüş olabilir?”
“Arkadaşı ona nasıl yardım edebilirdi?”
“Sen onun yerinde olsaydın ne hissederdin?”
“Sence yalnız kalmak mı, yanında birinin olması mı iyi gelirdi?”
Bu soruların tek bir doğru cevabı yoktur. Çocuğun karşısındaki durumu farklı açılardan düşünmesine yardımcı olur.
Ancak hikâyeyi ahlak dersine dönüştürmemek gerekir. Çocuk her hikâyeden “iyi davranış mesajı” çıkarmak zorunda değildir. Karakterlerle kurduğu duygusal ilişki ve merak çoğu zaman daha değerlidir.
Sembolik Oyun Şefkat İçin Neden Önemlidir?
Çocuklar evcilik, doktorculuk, hayvan bakımı ve aile oyunları içinde bakım verme ve bakım alma rollerini deneyimler.
Bir bebek oyuncağını uyutabilir, hasta bir hayvanı iyileştirebilir, üşüyen bir figürün üzerini örtebilir veya korkan bir karaktere ev yapabilir.
Bu oyunlar çocuğun bakım ve şefkat temalarını kendi diliyle işlemesine alan açar.
Yetişkin oyuna katıldığında hemen yönlendirmek yerine çocuğun kurduğu hikâyeyi takip edebilir:
“Bu bebek neden ağlıyor?”
“Ona ne iyi gelebilir?”
“Kedi şimdi yaklaşmak istiyor mu?”
Okul öncesi eğitimde oyun, çocuğun sosyal rolleri denediği, duyguları işlediği ve ilişkileri yeniden kurduğu temel alandır.
Şefkat de yalnızca anlatılarak değil, oyun içinde tekrar tekrar deneyimlenerek gelişir.
Yardım Etmek Her Zaman Şefkat midir?
Çocuğun bir başkasına yardım etmesi değerli olabilir. Ancak karşıdaki kişinin yardım isteyip istemediğini fark etmek de önemlidir.
Bir çocuk arkadaşının yapbozunu hemen tamamladığında yardım ettiğini düşünebilir. Fakat arkadaşı kendi başına denemek istiyor olabilir.
Bu nedenle çocuklara yardım sunmadan önce sormak öğretilebilir:
“Yardım ister misin?”
“Birlikte mi yapalım, sen mi denemek istersin?”
“Sana parçayı uzatmamı ister misin?”
Bu yaklaşım, şefkati karşıdakinin kapasitesine ve sınırına saygı göstermekle birleştirir.
Başkası için her şeyi yapmak şefkat değildir. Bazen beklemek, izlemek ve ihtiyaç olduğunda yanında olmak daha şefkatli olabilir.
Çocuğu “İyi Çocuk” Olmaya Zorlamak
Bazı çocuklar çevresindeki yetişkinlerin onayını kaybetmemek için sürekli yardım etmeye, paylaşmaya ve uyum göstermeye çalışabilir.
Dışarıdan çok şefkatli görünen bu çocuk, kendi ihtiyaçlarını geri plana atıyor olabilir. Arkadaşına hayır diyemeyebilir, sevdiği oyuncağı vermek zorunda hissedebilir veya başkalarının duygularından kendini sorumlu tutabilir.
Şefkatli olmak, herkesin mutluluğunu sağlama sorumluluğunu taşımak değildir.
Çocuğa şu mesaj da verilmelidir:
“Yardım etmek istemeyebilirsin.”
“Oyuncağınla oynamayı bitirmeden vermek zorunda değilsin.”
“Arkadaşın üzgün olabilir ama onun duygusunu tek başına çözmek senin görevin değil.”
Sağlıklı şefkat, çocuğun kendi sınırlarını koruyabildiği bir zemin üzerinde gelişir.
Kendine Şefkatin Temelleri Çocuklukta Nasıl Atılır?
Çocukların şefkati yalnızca başkalarına değil, kendilerine de yöneltebilmesi önemlidir.
Bir çocuk hata yaptığında kendisine “Ben beceriksizim” diyorsa, başarısızlığı kendi değeriyle ilişkilendiriyor olabilir. Yetişkinin yaklaşımı bu iç sesi etkiler.
“Hata yaptın, demek ki dikkat etmedin” yerine “İstediğin gibi olmadı, başka bir yol deneyebiliriz” demek daha destekleyicidir.
Çocuk zorlandığında hemen vazgeçmek zorunda değildir; ama kendisini aşağılayarak devam etmek de sağlıklı değildir.
Kendine şefkat, çocuğun:
- Hata yaptığında yeniden deneyebilmesini,
- Zorlandığını kabul edebilmesini,
- Yardım isteyebilmesini,
- Her şeyi hemen yapamayacağını taşıyabilmesini,
- Kendi duygularını küçümsememesini
destekler.
Kendisine şefkat gösterilen çocuk, zamanla başkalarının kusurlarına karşı da daha anlayışlı olabilir.
Aileler Evde Şefkat Gelişimini Nasıl Destekleyebilir?
Şefkat gelişimi için özel dersler hazırlamak gerekmez. Günlük yaşam çok sayıda doğal fırsat sunar.
Aileler şu yaklaşımları kullanabilir:
- Çocuğun duygusunu küçümsemeden dinlemek,
- Başkasının duygusunu görünür hâle getirmek,
- Yardım teklif etmeden önce sormayı modellemek,
- Hayvanların ve bitkilerin ihtiyaçlarını birlikte gözlemlemek,
- Hata karşısında aşağılayıcı dil kullanmamak,
- Aile üyelerinin birbirine destek oluşunu görünür kılmak,
- Çocuğu zorla paylaşmaya ve özür dilemeye zorlamamak,
- Onarım yolları üzerine birlikte düşünmek,
- Kendi hataları için çocuktan özür dileyebilmek.
Yetişkinin çocuktan özür dilemesi otoritesini zayıflatmaz. Tam tersine ilişkide sorumluluk almanın yetişkinler için de geçerli olduğunu gösterir.
“Az önce sana çok sert konuştum. Bu doğru değildi” diyebilen yetişkin, şefkat ve onarım konusunda güçlü bir model sunar.
Anaokulunda Şefkat Nasıl Desteklenir?
Anaokulu, çocukların farklı ihtiyaçlarla, duygularla ve sınırlarla karşılaştığı yoğun bir sosyal ortamdır. Bu nedenle şefkat gelişimi için çok sayıda doğal deneyim oluşur.
Çocuklar:
- Oyuncağı paylaşmak için sıra bekler,
- Oyuna alınmayan bir arkadaşla karşılaşır,
- Ağlayan bir çocuğu görür,
- Bir arkadaşının farklı düşündüğünü fark eder,
- Birine zarar verdiğinde davranışının sonucuyla karşılaşır,
- Yardım ister ve yardım sunar,
- Hayal kırıklığı yaşar,
- İlişkiyi yeniden kurmayı dener.
Bu anların her biri yetişkin tarafından bir “iyi davranış dersi”ne çevrilmemelidir. Öğretmenin görevi çocukların duygularını, sınırlarını ve davranışlarının etkisini fark etmelerine eşlik etmektir.
Şefkat, duvara asılan değerler listesinden çok günlük okul ilişkilerinde görünür hâle gelir.
Nova Anaokulu’nda Şefkat Gelişimi Nasıl Desteklenir?
Nova Anaokulu’nda şefkat, çocuklara ezberletilen bir davranış kuralı olarak ele alınmaz. Çocuğun kendisinin görüldüğü, duygularının anlaşıldığı ve güvenli sınırlarla karşılaştığı ilişkiler içinde gelişen bir kapasite olarak değerlendirilir.
Nova’da çocuk ağladığında hemen susturulmaz, öfkelendiğinde “kötü çocuk” olarak etiketlenmez ve zorlandığında utandırılmaz. Duygusu görülür; ancak zarar veren davranışlara sınır konur.
Bu yaklaşım çocuğa hem kendi duygularının hem de başkasının güvenliğinin önemli olduğunu gösterir.
Nova Anaokulu’nun çocuğa kattığı önemli deneyimlerden biri, akran ilişkilerinde ortaya çıkan çatışmaların yalnızca hızlıca sonlandırılmamasıdır. Çocuk yaptığı davranışın arkadaşını nasıl etkilediğini fark etmeye, kendi ihtiyacını sözle ifade etmeye ve ilişkiyi onarmanın yollarını öğrenmeye davet edilir.
Oyun, hikâye, sanat, bahçe ve günlük yaşam deneyimleri de şefkat gelişimini destekler. Çocuk yalnızca insanlarla değil, hayvanlar, bitkiler ve yaşadığı çevreyle de özenli bir ilişki kurmayı deneyimler.
Burada amaç her zaman paylaşan, itiraz etmeyen ve herkesi mutlu etmeye çalışan çocuklar yetiştirmek değildir. Amaç kendi sınırını koruyabilen, başkasının sınırını fark edebilen ve zorlanma karşısında duyarlılık gösterebilen çocukları desteklemektir.
Sonuç: Şefkat Öğütle Değil, İlişkiyle Gelişir
Çocuklarda şefkat gelişimi, yalnızca “iyi ol”, “paylaş”, “arkadaşını üzme” gibi cümlelerle gerçekleşmez. Çocuk, kendisine nasıl davranıldığını ve yetişkinlerin çevrelerine nasıl yaklaştığını gözlemleyerek öğrenir.
Duygusu görülen çocuk, başkasının duygusunu fark etmeye daha açık olabilir. Sınırlarına saygı gösterilen çocuk, başkasının sınırına da saygı göstermeyi öğrenebilir. Hata yaptığında aşağılanmayan çocuk, başkasının hatalarına karşı daha anlayışlı olabilir.
Şefkat, çocuğun kendisinden vazgeçmesi değildir. Kendi ihtiyacını korurken karşısındakinin yaşantısını da fark edebilmesidir.
Bu kapasite oyun içinde, çatışmalarda, bakım deneyimlerinde, doğayla ilişkide ve yetişkinlerin sunduğu günlük modelle zaman içinde gelişir.
Nova Anaokulu’nun duygusal gelişim, akran ilişkileri ve çocuk merkezli yaklaşımını daha yakından tanımak için Nova Anaokulu ana sayfasını inceleyebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Çocuklarda şefkat gelişimi ne zaman başlar?
Şefkatin temelleri erken çocuklukta ilişkiler içinde oluşmaya başlar. Ancak başkasının bakış açısını anlama ve uygun destek sunma becerisi okul öncesi yıllar boyunca gelişmeye devam eder.
Çocuğu paylaşmaya zorlamak şefkati geliştirir mi?
Hayır. Zorla paylaşmak çocuğun kendi sınırını değersiz hissetmesine neden olabilir. Sıra bekleme, birlikte çözüm bulma ve karşısındaki kişinin isteğini fark etme daha sağlıklı yaklaşımlardır.
Çocuğa zorla özür diletmek doğru mu?
Zorla söylenen özür her zaman gerçek farkındalık oluşturmaz. Önce çocuğun davranışının karşısındaki kişiyi nasıl etkilediğini anlamasına ve ilişkiyi onarmanın yollarını düşünmesine yardımcı olmak gerekir.
Şefkatli çocuk her zaman yardım etmeli mi?
Hayır. Şefkat karşıdakinin ihtiyacını ve sınırını fark etmeyi de içerir. Bazen yardım etmek, bazen izin istemek, bazen de karşıdakine alan bırakmak daha uygun olabilir.
Nova Anaokulu’nda şefkat nasıl desteklenir?
Nova Anaokulu’nda çocukların duyguları görülür, zarar veren davranışlara güvenli sınırlar konur ve akran çatışmaları ilişkiyi anlama ve onarma fırsatı olarak ele alınır.
