Çocuklarda ekran kullanımını azaltmak isteyen ailelerin en sık karşılaştığı güçlük, ekranın kapanmasıyla birlikte ortaya çıkan huzursuzluktur. Çocuk sıkıldığını söyler, ne yapacağını bilemez, yeniden telefon ya da tablet ister ve yetişkinden kendisini sürekli meşgul etmesini bekleyebilir.
Bu noktada sorun yalnızca ekranın kapanması değildir. Ekranın çocuğun günlük yaşamında doldurduğu alanın bir anda boşalmasıdır.
Ekran bazen çocuğu sakinleştirmek, yemek yedirmek, yolculuğu kolaylaştırmak, yetişkine zaman kazandırmak ya da sıkılmasını önlemek için kullanılır. Bu nedenle çocuklarda ekranı azaltmak, yalnızca cihazı almak veya süreyi kısaltmakla tamamlanmaz. Ekranın yerine çocuğun gelişimsel ihtiyaçlarını karşılayabilecek başka deneyimlerin gelmesi gerekir.
Bu deneyimlerin her zaman özel etkinlikler, pahalı oyuncaklar veya yetişkinin aralıksız ilgisi olması gerekmez. Oyun, hareket, günlük yaşam, açık hava, ilişki ve bazen de hiçbir şey yapmadan bekleyebilme kapasitesi bu boşluğu zamanla taşıyabilir.
Ekran Kapanınca Çocuk Neden Huzursuz Olur?
Ekran içerikleri çocuğa sürekli değişen görüntüler, sesler ve yeni uyarılar sunar. Çocuk ne izleyeceğine her zaman kendisi karar vermese bile karşısındaki içerik akmaya devam eder. Bu sırada oyun kurması, malzeme seçmesi, hikâye üretmesi veya ne yapacağına karar vermesi gerekmez.
Ekran kapandığında bütün bu sorumluluk yeniden çocuğa döner:
“Şimdi ne yapacağım?”
Serbest oyun başlatmak da bir beceridir. Çocuk neye ilgi duyduğunu fark etmeli, bir malzeme seçmeli, oyuna anlam vermeli ve ilgisini bir süre sürdürebilmelidir. Günlük yaşamında ekranın çok geniş yer tuttuğu çocuk, bu süreci başlatmakta zorlanabilir.
Bu nedenle ekran kapandıktan sonra yaşanan huzursuzluk her zaman çocuğun ekrana karşı bilinçli bir bağımlılık geliştirdiği anlamına gelmez. Çocuk uyarılma düzeyinin değişmesine, yavaşlamaya ve kendi deneyimini oluşturmaya henüz alışmamış olabilir.
Ekranı azaltma sürecinin ilk günlerinde çocuğun sıkılması, söylenmesi veya ne yapacağını bilememesi beklenebilir. Bu boşluk hemen ortadan kaldırılması gereken bir sorun değil, zamanla yeni deneyimlerin yerleşeceği bir geçiş alanıdır.
Ekranı Kapatmak Neden Tek Başına Yeterli Değildir?
Aileler bazen ekranı tamamen kaldırdıklarında çocuğun kendiliğinden oyuncaklarına yönelmesini bekler. Bazı çocuklar bunu yapabilir. Ancak uzun süredir ekranla düzenlenen bir günlük yaşamda geçiş daha zor olabilir.
Çocuğa yalnızca “Ekran yok, git oyun oyna” demek yeterli olmayabilir. Çünkü çocuk oyun kurmayı, sıkıntıya dayanmayı veya ilgisini başka bir alana yöneltmeyi yeniden deneyimlemeye ihtiyaç duyabilir.
Bu noktada yetişkinin görevi ekranın yerine sürekli yeni eğlenceler üretmek değildir. Ancak başlangıçta çocuğa geçiş köprüleri sunmak yararlı olabilir.
Örneğin:
- Birkaç açık uçlu malzemeyi görünür hâle getirmek,
- Birlikte kısa bir oyun başlatıp sonra geri çekilmek,
- Çocuğu günlük bir işe dahil etmek,
- Bahçeye veya parka çıkmak,
- Hareket içeren basit bir oyun önermek,
- Daha önce yarım kalan bir oyunu hatırlatmak,
- Çocuğun yaptığı seçime eşlik etmek.
Amaç çocuğu yeniden yetişkine bağımlı hâle getirmek değil, kendi ilgisini ve oyun kapasitesini kullanmasına yardımcı olmaktır.
Çocuğun Sıkılması Neden Hemen Çözülmemelidir?
“Çok sıkıldım” cümlesi birçok yetişkinde hızlıca çözüm üretme isteği uyandırır. Yeni bir oyuncak, etkinlik, çizgi film veya dışarı çıkma önerisi hemen devreye girer.
Oysa sıkılma her zaman olumsuz bir durum değildir. Çocuk, dışarıdan gelen hazır uyarı azaldığında bir süre boşlukta kalabilir. Bu boşluk içinde etrafına bakar, seçenekleri düşünür, ne istediğini fark eder ve zamanla kendi oyununu başlatabilir.
Bu süreç hemen gerçekleşmeyebilir. Çocuk önce yetişkine yönelebilir:
“Ne yapayım?”
“Benimle oynar mısın?”
“Telefonu verir misin?”
Yetişkin her seferinde ayrıntılı bir program hazırlamak yerine sınırlı seçenekler sunabilir:
“İstersen bloklarla oynayabilirsin, istersen benimle mutfağa gelebilirsin.”
Ardından çocuğun kendi kararını vermesine alan bırakılabilir.
Sıkılmaya tahammül etmek, çocuğun pasif kalması anlamına gelmez. Kendi içinden bir ilgi, düşünce veya oyun çıkarabilmesi için gerekli olan bekleme alanını deneyimlemesidir.
Ekran Yerine Neden Serbest Oyun Gelmelidir?
Serbest oyun, ekran kullanımının yerine konabilecek en değerli deneyimlerden biridir. Ancak serbest oyun “Çocuğu oyuncakların arasına bırakmak” anlamına gelmez. Çocuğun kendi ilgisine göre başlatabildiği, değiştirebildiği ve sürdürebildiği oyun alanıdır.
Ekranda içerik hazırdır. Oyunda ise çocuk içeriği üretir.
Bir kutu araba, ev, yatak veya mağara olabilir. Bir kumaş pelerin, çadır veya deniz olabilir. Bloklar şehir, köprü veya hayvan barınağına dönüşebilir.
Bu nedenle oyuncağın çokluğu değil, farklı biçimlerde kullanılabilir olması önemlidir. Açık uçlu materyaller çocuğa “Bununla ne yapabilirim?” sorusunu açar.
Nova’nın oyun temelli öğrenme yaklaşımında da oyun yalnızca boş zamanı dolduran bir etkinlik olarak görülmez. Çocuk oyun içinde düşünür, dener, ilişki kurar, problem çözer ve kendi deneyimini oluşturur.
Ekranı azaltırken serbest oyuna alan açmak, çocuğun pasif izleyicilikten aktif üreticiliğe geçmesine yardımcı olur.
Yetişkin Çocukla Sürekli Oynamalı mı?
Ekranı azaltan bazı aileler, oluşan her boşluğu kendilerinin doldurması gerektiğini düşünebilir. Çocuk ekran istediğinde ebeveyn hemen oyun kurar, etkinlik hazırlar veya çocuğu başka bir yere götürür.
Birlikte oyun oynamak değerlidir. Ancak yetişkinin çocuğu gün boyunca sürekli eğlendirmesi gerekmez. Hatta bu durum çocuğun kendi başına oyun başlatmasını zorlaştırabilir.
Daha dengeli bir yol izlenebilir:
- Yetişkin oyunun başlamasına kısa süre eşlik eder.
- Çocuğun ilgisini takip eder.
- Oyunun yönünü ele geçirmez.
- Çocuk oyuna yerleştiğinde yavaşça geri çekilir.
- Gerektiğinde kısa süreli yeniden temas kurar.
Örneğin yetişkin birkaç blokla küçük bir yol başlatabilir. Çocuk oyuna dahil olduğunda “Sen burayı yaparken ben de mutfağa geçiyorum” diyebilir.
Buradaki amaç çocuğu aniden yalnız bırakmak değil, oyun sorumluluğunu giderek ona devretmektir.
Ekran Yerine Günlük Yaşama Katılım
Çocuğun ekran kullanmadığı her an için özel bir çocuk etkinliği hazırlanması gerekmez. Günlük yaşamın kendisi de çocuğa hareket, duyusal deneyim, sorumluluk ve ilişki sunar.
Çocuk şu süreçlere katılabilir:
- Çamaşırları renklerine göre ayırmak,
- Sofraya peçete koymak,
- Sebzeleri yıkamak,
- Hamur karıştırmak,
- Bitkileri kontrol etmek,
- Oyuncaklarını düzenlemek,
- Market listesindeki ürünleri bulmak,
- Evcil hayvanın suyunu yenilemek,
- Temiz çorapları eşleştirmek.
Bu görevler yetişkin için sıradan olabilir. Ancak çocuk için gerçek yaşama katılım anlamına gelir.
Çocuk yalnızca kendisi için hazırlanan etkinlikleri tüketen biri olmaktan çıkar; aile yaşamına katkıda bulunan biri hâline gelir. “Ben de yapabiliyorum” deneyimi gelişir.
Görevin kusursuz tamamlanması beklenmemelidir. Çocuk su dökebilir, çamaşırları yanlış eşleştirebilir veya işi yavaşlatabilir. Buradaki değer sonuçtan çok katılımda bulunur.
Hareket Ekran İsteğini Nasıl Etkiler?
Bazı çocuklar ekranı özellikle hareketsiz kaldıkları, kapalı ortamda uzun süre bulundukları veya bedenlerini yeterince kullanamadıkları zamanlarda daha sık talep edebilir.
Koşmak, zıplamak, tırmanmak, dans etmek, top oynamak veya açık havada dolaşmak çocuğun bedensel enerjisini kullanmasına yardımcı olur. Hareket aynı zamanda çocuğun dikkatini ekran dışındaki gerçek çevreye yöneltir.
Ev içinde basit hareket alanları oluşturulabilir:
- Minderlerden bir parkur,
- Müzikle dans,
- Hayvan yürüyüşleri,
- Balonla top oyunu,
- Yerde bantla çizilen denge yolu,
- Saklanma ve bulma oyunları.
Ancak mümkün olduğunda açık hava deneyimi daha geniş bir hareket alanı sunar.
Nova’nın hareket ve beden farkındalığı yaklaşımında çocuğun hareket ihtiyacı yalnızca enerjisini boşaltması olarak ele alınmaz. Denge, koordinasyon, bedenini tanıma ve öz düzenleme de bu deneyimin parçalarıdır.
Ekranı azaltma sürecinde hareket, çocuğa yalnızca alternatif bir eğlence değil, gerçek bir bedensel ihtiyaç alanı sunar.
Açık Hava Neden Güçlü Bir Alternatiftir?
Açık hava çocuğa sürekli değişen ama hazır biçimde kurgulanmamış bir çevre sunar. Rüzgâr, yapraklar, taşlar, böcekler, toprak, sesler ve hareket eden insanlar çocuğun dikkatini doğal biçimde çeker.
Bahçe veya park zamanı mutlaka yetişkin tarafından planlanmış etkinliklerle doldurulmak zorunda değildir. Çocuk yürüyebilir, koşabilir, taş toplayabilir, bir yaprağı inceleyebilir veya başka çocukların oyunlarını gözlemleyebilir.
Bu deneyimler ekranın sunduğu hızlı uyarılardan farklıdır. Çocuk dikkatini kendi ilgisine göre yönlendirir ve çevresiyle doğrudan ilişki kurar.
Nova’nın bahçe ve doğa yaklaşımında açık alan yalnızca çocukların dışarı çıkarıldığı bir yer değildir. Oyun, hareket, gözlem ve merakın birleştiği canlı bir gelişim alanıdır.
Ekran yerine açık hava sunmak, “Çocuğu yorup ekranı unutturmak” amacı taşımamalıdır. Asıl amaç, çocuğun gerçek çevreyle duyusal ve bedensel bağını güçlendirmektir.
Ekransız Zaman İçin Çok Fazla Oyuncak Gerekir mi?
Çok sayıda oyuncak, çocuğun daha uzun süre oynayacağı anlamına gelmez. Hatta aynı anda fazla seçeneğin görünür olması bazı çocukların dikkatini dağıtabilir.
Oyuncakların bir bölümünü kaldırıp dönem dönem değiştirmek, mevcut malzemeleri yeniden görünür hâle getirebilir. Ancak oyuncak rotasyonu zorunlu bir sistem veya aile için yeni bir performans alanına dönüşmemelidir.
Ekransız oyun için şu tür malzemeler yeterli olabilir:
- Bloklar,
- Küçük hayvan veya insan figürleri,
- Kumaş parçaları,
- Kutular,
- Boya ve kâğıt,
- Oyun hamuru,
- Basit müzik aletleri,
- Doğal materyaller,
- Günlük yaşam eşyalarının güvenli örnekleri.
Bu malzemelerin tek bir doğru kullanım biçimi yoktur. Çocuk kendi oyununu oluşturabilir.
Hazır ses, ışık ve hareket sunan oyuncaklar çocuğu bir süre oyalayabilir; ancak açık uçlu malzemeler oyunun yönünü çocuğa bırakır.
Ekran Yemek Rutininin Parçasıysa Nasıl Azaltılır?
Bazı çocuklar yalnızca ekran karşısında yemek yemeye alışmış olabilir. Ekran kaldırıldığında masaya oturmak istemeyebilir, daha az yiyebilir veya sık sık kalkabilir.
Bu alışkanlığı bir anda değiştirmek aile için zorlayıcı olabilir. Kademeli bir geçiş planlanabilir.
Önce ekranın yemek boyunca değil, belirli bir bölümünde kullanılması azaltılabilir. Ardından ses kapatılabilir, cihaz masadan uzaklaştırılabilir ve son olarak yemek ekran olmadan sunulabilir.
Bu sırada çocuğun daha az yemesi kaygı yaratabilir. Ancak ekran karşısında çocuğun beden sinyallerini fark etmesi zorlaşabilir. Ekransız yemekte çocuk tokluğunu daha erken gösterebilir.
Yemek sırasında çocuğu sürekli konuşturmak veya eğlendirmek de ekranın başka biçimde devam etmesine dönüşebilir. Sofrada sakin bir ilişki, kısa sohbetler ve yemeğe katılım yeterlidir.
Çocuğu tabağını bitirmeye zorlamamak, yemek sürecini yeni bir çatışma alanına çevirmemek önemlidir.
Ekran Uyku Öncesinde Kullanılıyorsa Ne Yapılabilir?
Uyku öncesi ekran, bazı ailelerde çocuğun sakinleşmesini sağlayan bir ritüele dönüşebilir. Ekran kaldırıldığında çocuk uykuya geçmekte zorlanabilir veya daha fazla itiraz edebilir.
Bu durumda yalnızca cihazı kapatmak yerine yerine yeni ve tekrar edilebilir bir uyku geçişi koymak gerekir.
Örneğin:
- Evin ışıklarını azaltmak,
- Pijamaları giymek,
- Dişleri fırçalamak,
- Kısa bir hikâye okumak,
- Günün bir anından söz etmek,
- Sakin bir şarkı dinlemek,
- Kısa bir sarılma veya vedalaşma ritüeli oluşturmak.
Bu yeni düzenin yerleşmesi zaman alabilir. İlk günlerde çocuk eski alışkanlığını talep edebilir. Yetişkinin hem anlayışlı hem tutarlı olması gerekir.
“Tableti istediğini biliyorum. Artık uyumadan önce hikâye okuyacağız” gibi bir cümle hem isteği görür hem sınırı korur.
Ekran Azaltılırken Kriz Yaşanırsa Ne Yapılmalı?
Ekran kapanırken çocuğun öfkelenmesi, ağlaması veya pazarlık yapması mümkündür. Bu durumda ekranı geri vermek kısa vadede krizi bitirebilir; ancak çocuğun yoğun tepki gösterdiğinde sınırın değiştiğini öğrenmesine neden olabilir.
Öte yandan çocuğu ağladığı için utandırmak, tehdit etmek veya yalnız bırakmak da sağlıklı değildir.
Yetişkin kısa ve net bir dil kullanabilir:
“Ekranın kapanmasına kızdın.”
“Biraz daha izlemek istiyordun.”
“Bugünkü ekran zamanı bitti.”
“Hazır olduğunda birlikte başka bir şey seçebiliriz.”
Çocuğun duygusuna izin verilir; ancak sınır tartışma içinde sürekli yeniden açılmaz.
Kriz sırasında uzun açıklamalar yapmak genellikle etkili olmaz. Çocuk sakinleştikten sonra bir sonraki geçiş için neyin yardımcı olabileceği düşünülebilir.
Belki önceden haber vermek, görsel bir zamanlayıcı kullanmak veya ekran sonrasında yapılacak şeyi önceden belirlemek geçişi kolaylaştırabilir.
Ekranı Bir Anda mı, Kademeli mi Azaltmak Gerekir?
Bunun tek bir doğru cevabı yoktur. Çocuğun yaşı, kullanım süresi, ekranın hangi alanlarda kullanıldığı ve aile düzeni dikkate alınmalıdır.
Ekran günün birçok geçişinde kullanılıyorsa aynı anda bütün alanlardan kaldırmak aileyi ve çocuğu zorlayabilir. Önce yemek veya uyku öncesi gibi bir alan seçilebilir. Yeni rutin yerleştikten sonra başka bir bölüme geçilebilir.
Bazı aileler için net ve hızlı sınır daha kolay olabilir. Bazıları için kademeli azaltma daha sürdürülebilirdir.
Önemli olan planın anlaşılır ve tutarlı olmasıdır. Bir gün tamamen yasaklayıp ertesi gün sınırsız vermek, çocuğun sınırı anlamasını zorlaştırır.
Yetişkinler kendi aralarında da ortak bir çerçeve oluşturmalıdır. Çocuk bir yetişkinin koyduğu sınırı diğer yetişkin üzerinden sürekli aşabiliyorsa süreç daha çatışmalı hâle gelebilir.
Ebeveynin Kendi Ekran Kullanımı Neden Önemlidir?
Çocuklar yalnızca kendilerine söylenen kuralları değil, yetişkinlerin davranışlarını da izler. Ebeveyn sürekli telefonuna bakarken çocuktan ekransız oynamasını istemek çelişkili bir mesaj yaratabilir.
Elbette yetişkinlerin iş, iletişim ve günlük işler için telefon kullanması gerekir. Ama çocuk bu kullanımın nedenini her zaman anlayamaz.
“Şimdi iş için bir mesaja cevap veriyorum, sonra telefonu bırakacağım” demek kullanımı görünür ve anlaşılır hâle getirebilir.
Ailece belirli ekransız alanlar oluşturmak da yararlı olabilir:
- Yemek masası,
- Uyku öncesi dönem,
- Kısa aile oyun zamanı,
- Park veya bahçe zamanı,
- Sabah hazırlanma süreci.
Amaç evde teknolojiyi tamamen ortadan kaldırmak değildir. Ekranın ilişkinin, oyunun ve günlük yaşamın sürekli önüne geçmesini engellemektir.
Ekransız Zamanı Etkinlik Listesine Dönüştürmemek
Ekranı azaltırken aileler çok uzun etkinlik listeleri hazırlayabilir. Her gün farklı deney, sanat çalışması, oyun ve gezi planlanabilir. Bu başlangıçta işe yarasa da uzun vadede sürdürülebilir olmayabilir.
Ayrıca ekranın yerini sürekli yetişkin tarafından sunulan yoğun etkinlikler aldığında çocuk yine dışarıdan uyarılmaya bağımlı kalabilir.
Ekransız zamanın bir bölümü birlikte yapılan etkinliklerden, bir bölümü günlük yaşama katılımdan, bir bölümü açık havadan ve bir bölümü de çocuğun kendi başına kaldığı serbest zamandan oluşabilir.
Çocuğun her dakikasını verimli hâle getirmek gerekmez. Oyalanmak, tekrar eden bir oyun oynamak, pencereden dışarı bakmak veya bir süre ne yapacağını düşünmek de çocukluğun parçasıdır.
Nova Anaokulu’nda Ekran Yerine Ne Sunulur?
Nova Anaokulu’nda çocukların pasif biçimde içerik tüketmesinden çok, günlük yaşamın içinde aktif olarak deneyim oluşturması önemsenir.
Çocuklar oyun kurar, arkadaşlarıyla ilişki geliştirir, bahçede hareket eder, sanat malzemelerini dönüştürür, hikâyeler dinler, sorular sorar ve gündelik sorumluluklara katılır. Bu deneyimler birbirinden kopuk etkinlikler değil, çocuğun bütüncül gelişimini destekleyen bir okul ritminin parçalarıdır.
Nova Anaokulu’nun çocuğa kattığı önemli deneyimlerden biri, ne yapacağını yalnızca yetişkinin veya bir ekranın belirlemediği alanlarla karşılaşmasıdır. Çocuk kendi ilgisini fark etmeyi, oyuna başlamayı, oyununu sürdürmeyi, arkadaşının fikriyle karşılaşmayı ve gerektiğinde yeni bir yol bulmayı deneyimler.
Oyun çocuğun düşünmesini ve üretmesini, bahçe gerçek çevreyle temasını, hareket bedenini kullanmasını, sanat ise farklı ifade yolları geliştirmesini destekler.
Burada amaç çocuğu sürekli meşgul etmek değildir. Çocuğun merak edebileceği, yavaşlayabileceği, kendi oyununu kurabileceği ve ilişki içinde gelişebileceği bir ortam oluşturmaktır.
Aileler Nereden Başlayabilir?
Ekranı azaltmak için bütün ev düzenini aynı anda değiştirmek gerekmez. En çok sorun yaşanan bir alan seçilerek başlanabilir.
Örneğin:
- Ekranın en çok hangi zamanlarda kullanıldığını gözlemleyin.
- Bu kullanımın hangi ihtiyacı karşıladığını düşünün.
- Önce tek bir zaman diliminde değişiklik yapın.
- Ekran sonrasındaki geçişi önceden planlayın.
- Çocuğa sınırlı seçenekler sunun.
- Sıkılma ve itiraz için zaman tanıyın.
- Yetişkin ekran kullanımını da gözden geçirin.
- İşlemeyen planı suçluluk duymadan yeniden düzenleyin.
Ekran yemek sırasında kullanılıyorsa önce oradan başlanabilir. Uykuya geçişte kullanılıyorsa yeni bir akşam ritmi kurulabilir. Çocuk okuldan gelir gelmez ekran istiyorsa önce küçük bir atıştırma, kısa bir temas ve açık hava zamanı denenebilir.
Küçük ama sürdürülebilir değişiklikler, kısa süreli ve sert yasaklardan daha işlevsel olabilir.
Sonuç: Ekranın Yerine Yaşam Gelmelidir
Çocuklarda ekranı azaltmak, yalnızca cihazı kapatmak değildir. Ekranın çocuğun hayatında doldurduğu alanın ne olduğunu anlamak ve yerine daha canlı deneyimler yerleştirmek gerekir.
Bu alan oyunla, hareketle, açık havayla, aile yaşamına katılımla, ilişkiyle ve bazen de sıkılmaya dayanmakla dolabilir.
Çocuğun ilk günlerden itibaren kendi kendine uzun süre oyun oynaması beklenmemelidir. Serbest oyun, dikkatini sürdürme ve boşlukla kalabilme zaman içinde gelişen kapasitelerdir. Yetişkin başlangıçta köprü kurar, ancak boşluğun tamamını sürekli kendisi doldurmaz.
Amaç çocuğun hiç ekran kullanmaması değil; ekranın oyun, uyku, hareket, yemek, ilişki ve gerçek yaşam deneyimlerinin yerine geçmemesidir.
Nova Anaokulu’nun oyun, bahçe, hareket ve bütüncül gelişim yaklaşımını daha yakından tanımak için Nova Anaokulu ana sayfasını inceleyebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Çocuklarda ekranı azaltmak için nereden başlanmalı?
Önce ekranın en sık kullanıldığı alan belirlenmelidir. Yemek, uyku öncesi veya okul sonrası gibi tek bir zaman diliminden başlanarak yerine sürdürülebilir bir rutin yerleştirilebilir.
Ekran kapanınca çocuk sıkılıyorsa ne yapılmalı?
Çocuğun bir süre sıkılmasına izin verilebilir. Sınırlı seçenekler sunmak, kısa bir oyun başlangıcı yapmak, günlük işlere katmak veya açık havaya çıkmak geçişi destekleyebilir.
Ekran yerine sürekli etkinlik yapmak gerekir mi?
Hayır. Çocuğun her dakikasını yetişkinin planlaması gerekmez. Serbest oyun, günlük yaşama katılım ve kendi kendine oyalanma da gelişimsel açıdan değerlidir.
Çocuk ekran kapanınca ağlarsa ekran geri verilmeli mi?
Çocuğun duygusu görülmeli ancak belirlenen sınır mümkün olduğunca tutarlı biçimde korunmalıdır. Kısa, sakin ve net bir dil kullanmak uzun açıklamalardan daha işlevlidir.
Nova Anaokulu’nda ekran yerine hangi deneyimler sunulur?
Nova Anaokulu’nda oyun, bahçe, hareket, sanat, hikâye, akran ilişkileri ve günlük yaşam becerileri çocuğun aktif katıldığı bir okul ritmi içinde sunulur.
