Okul çıkışında iki veli hafta sonu için oyun buluşması planlar. Çocuklardan biri heyecanla arkadaşının evine gitmek isterken diğeri konuşmaya katılmaz. Bir başka aile, sınıftaki çocukların okul dışında görüştüğünü öğrendiğinde “Biz de organize etmezsek çocuğum gruptan uzak mı kalır?” diye düşünür.
Okul öncesi dönemde arkadaşlıklar önemlidir. Çocuklar akranlarıyla oyun kurarken sıra beklemeyi, fikir sunmayı, hayal kırıklığını taşımayı ve ilişkiye yeniden dönmeyi deneyimler. Fakat çocuğun okul arkadaşlarıyla görüşmesi, sosyal gelişimin zorunlu şartı veya ebeveynin yerine getirmesi gereken haftalık bir görev değildir.
Oyun buluşmaları bazı çocuklara okulda başlayan ilişkiyi daha sakin bir ortamda sürdürme fırsatı verir. Bazı çocuklar ise uzun okul gününün ardından evde dinlenmeye, ailesiyle kalmaya veya kendi oyununu kurmaya ihtiyaç duyar. Kararı yalnızca “Diğer aileler yapıyor” düşüncesiyle değil; çocuğun isteği, ilişkinin niteliği ve ailenin gerçek koşullarıyla vermek gerekir.
Okul öncesi dönemde arkadaşlık ne anlama gelir?
Yetişkinler arkadaşlığı çoğu zaman süreklilik, karşılıklı bağlılık ve özel bir yakınlık üzerinden tanımlar. Küçük çocukların arkadaşlıkları ise daha hareketli olabilir. Bugün birlikte uzun bir oyun kuran iki çocuk ertesi gün farklı arkadaşlara yönelebilir. “Sen benim en iyi arkadaşımsın” diyen çocuk birkaç saat sonra yaşadığı çatışmada “Artık arkadaşım değilsin” diyebilir.
Bu değişkenlik, ilişkilerin önemsiz olduğu anlamına gelmez. NAEYC, küçük çocukların erken yaşlardan itibaren yoğun sosyal bağlar kurabildiğini ve akran ilişkilerinin oldukça karmaşık olabildiğini belirtir. Ancak küçük çocukların yakınlığı yetişkin arkadaşlığının kurallarıyla ölçülmemelidir.
Bir çocuğun tek bir “en iyi arkadaşı” olmaması, sosyal gelişiminde sorun olduğunu göstermez. Grup içinde farklı çocuklarla kısa oyunlar kurması, öğretmeniyle yakın kalması veya önce uzun süre gözlem yapması gelişimsel çeşitlilik içinde değerlendirilebilir.
Oyun buluşmaları ne sağlayabilir?
Okul dışındaki bir buluşma, sınıfa göre daha az çocuk ve daha az uyaran içerir. Bu durum bazı çocukların ilişkiyi daha rahat sürdürmesine yardımcı olabilir. Amerikan Pediatri Akademisi, oyun buluşmalarının çocuklara sosyal becerilerini ve hayal güçlerini kullanma fırsatı sunabileceğini belirtir.
Uygun bir buluşma çocuğa şunları deneyimleme fırsatı verebilir:
- Bir arkadaşın oyun fikrine daha uzun süre eşlik etmek,
- Oyuncaklar ve alan hakkında anlaşmak,
- Sınıfın dışında farklı bir rolde ilişki kurmak,
- Daha az kalabalıkta iletişim başlatmak,
- Bir çatışmadan sonra oyuna geri dönmek,
- Başka bir evin veya parkın kurallarına uyum sağlamak.
Yavaş ısınan bir çocuk için bir veya iki tanıdık çocukla buluşmak, büyük grup ortamından daha kolay olabilir. ZERO TO THREE de tanıdık ve güvenli ortamlardaki sosyal karşılaşmaların, yavaş ısınan çocuklara becerilerini deneme fırsatı verebileceğini belirtir.
Yine de bu yararlar her buluşmada otomatik olarak ortaya çıkmaz. Çocuk yorgunsa, görüşmek istemiyorsa veya yetişkinler buluşmayı sürekli yönetiyorsa karşılaşma yeni bir performans alanına dönüşebilir.
Okul dışında görüşmek zorunlu mu?
Hayır. Çocuk okulda her gün akranlarıyla yeterli ve nitelikli oyun zamanı geçiriyorsa sosyal gelişimi yalnızca hafta sonu buluşmalarına bağlı değildir. Ailelerin çalışma saatleri, ulaşım imkânları, ev koşulları ve bakım sorumlulukları farklıdır. Her ailenin evini açması veya hafta sonunu oyun buluşmalarıyla düzenlemesi beklenemez.
Şu varsayımlar gerçekçi değildir:
- “Arkadaşlarıyla dışarıda görüşmiyorsa yalnız kalır.”
- “Davet almadıysa sınıfta sevilmiyor.”
- “Her hafta oyun buluşması yapmak sosyal beceriyi hızlandırır.”
- “Diğer velilerle yakın değilsem çocuğum arkadaşlık kuramaz.”
- “Çekingen çocuk daha çok buluşmaya zorlanırsa açılır.”
Sosyal gelişim bir etkinlik sayısı değildir. Önemli olan çocuğun okulda veya başka ortamlarda ilişkiye yaklaşabilmesi, kendi isteğini ifade edebilmesi, gerektiğinde destek alması ve zaman içinde sosyal deneyimlerinin genişlemesidir.
Çocuğun isteğini nasıl anlayabiliriz?
Bazı çocuklar doğrudan “Ece bize gelsin” der. Bazıları belirli bir arkadaştan sıkça söz eder fakat buluşma önerildiğinde kararsız kalır. Başka biri okul çıkışında arkadaşıyla görüşmek isterken hafta sonu geldiğinde evden çıkmak istemeyebilir.
Çocuğun tek bir cevabını kesin karar gibi almak yerine şu işaretlere bakılabilir:
- Aynı çocuktan tekrar tekrar söz ediyor mu?
- Okulda onunla nasıl oyun kuruyor?
- Buluşma düşüncesi heyecan mı, belirgin gerilim mi yaratıyor?
- Okuldan sonra dinlenme ihtiyacı yüksek mi?
- Kalabalık grup yerine bire bir ilişkide daha rahat mı?
- Buluşmadan sonra dengelenebiliyor mu, yoksa uzun süre aşırı yorulmuş mu görünüyor?
Çocuğa “Arkadaşın seni çağırdı, gitmek zorundasın” demek yerine sınırlı bir seçim sunulabilir: “Arda ile cumartesi parkta kısa süre buluşabiliriz. İster misin?” Çocuk hayır dediğinde bunun nedenini merak edebilirsiniz; fakat onu utangaçlığını yenmeye zorlayan bir göreve dönüştürmemek gerekir.
Çocuk yeni ortamlarda zorlanıyorsa ilk buluşma daha tanıdık bir parkta, ebeveyn yanında ve kısa süreli planlanabilir. “Bir kez gittin, artık tek başına kalmalısın” gibi hızlı bir bağımsızlık beklentisi gereksizdir.
Hangi arkadaşla buluşulmalı?
Ebeveynler bazen sosyal açıdan güçlü gördükleri bir çocukla yakınlığın kendi çocuklarına iyi geleceğini düşünür. Ancak yetişkinin seçtiği “uygun arkadaş”, çocuğun ilişkisel olarak rahat hissettiği kişi olmayabilir.
Öğretmene şu sorular sorulabilir:
- “Serbest oyunda en sık hangi çocuklarla karşılaşıyor?”
- “Kimin yanında daha rahat fikir sunuyor?”
- “İlişki tek taraflı mı, karşılıklı mı görünüyor?”
- “Bire bir buluşma ona yardımcı olur mu, yoksa okulda farklı ilişkileri desteklemek mi daha uygun?”
Öğretmenin görevi aileleri arkadaşlık kurmaya zorlamak veya iletişim bilgilerini izinsiz paylaşmak değildir. Okul, ailelerin açık rızası varsa iletişim kurulmasına aracılık edebilir. Başka bir ailenin telefon numarası, adresi veya çocuğa ilişkin özel bilgi izin olmadan verilmemelidir.
Çocuğun yalnızca kendisine çok benzeyen bir arkadaşla görüşmesi gerekmez. Farklı oyun tarzları ilişkiyi zenginleştirebilir. Ancak sürekli geri çekildiği, istemediği hâlde yönlendirildiği veya fiziksel güvenliğinin bozulduğu bir ilişki “sosyalleşsin” diye sürdürülmemelidir.
İlk oyun buluşması nasıl planlanabilir?
İlk buluşmada uzun ve kusursuz bir oyun beklemek gerekmez. Küçük ve öngörülebilir bir plan daha kolay olabilir.
Süreyi kısa tutun
Okul öncesi çocuklarda ilk buluşma için yaklaşık bir saat çoğu zaman yeterli olabilir; ancak sabit bir doğru süre yoktur. Çocuklar oyuna iyi yerleşmişse uzatılabilir, yorgunluk veya çatışma artıyorsa erken bitirilebilir.
Mekânı çocuğa göre seçin
Park, bahçe veya oyun alanı, ev sahibinin oyuncaklarını koruma gerilimini azaltabilir. Evde buluşulacaksa çocuğun paylaşmak istemediği özel oyuncaklar önceden kaldırılabilir. “Arkadaşın geldi, her şeyini paylaşmalısın” demek ev sahibi çocuğun sınırını yok sayar.
Az sayıda çocukla başlayın
İki çocuk arasındaki oyun, özellikle yavaş ısınan çocuk için büyük gruptan daha anlaşılır olabilir. Üç çocuklu buluşmalarda dışarıda kalma ve ittifaklar daha görünür hâle gelebilir; bu mutlaka yanlış olduğu anlamına gelmez, yetişkinin ilişkiyi daha dikkatli izlemesini gerektirir.
Açık uçlu oyun imkânı sunun
Her dakikayı etkinlikle doldurmak gerekmez. Bloklar, figürler, hamur, su-kum oyunu veya açık hava malzemeleri çocukların ortak fikir geliştirmesine alan açabilir. Çok değerli, tek parça veya sırayla kullanılması zor oyuncaklar başlangıçta çatışmayı artırabilir.
Bitişi önceden söyleyin
“Birazdan annen gelecek” yerine “Bu oyundan sonra ayakkabılarımızı giyip vedalaşacağız” gibi somut bilgi verilebilir. Buluşmanın iyi gitmesi, çocuğun ayrılmak istemeyeceği anlamına gelebilir; vedadaki öfke bütün buluşmanın kötü geçtiğini göstermez.
Ebeveyn oyun sırasında ne kadar müdahale etmeli?
Küçük çocuklar arkadaşlık becerilerini hâlâ öğrenir. ZERO TO THREE, oyun buluşmalarında yetişkinin yakın olmasının çocukların yeni ilişki becerilerini öğrenmesine ve denemesine yardımcı olabileceğini belirtir. Yakın olmak, oyunu yönetmek anlamına gelmez.
Yetişkinin üç farklı konumu olabilir:
- İzlemek: Çocukların kendi fikir üretmesine ve küçük anlaşmazlıkları denemesine alan açmak.
- Söze yardım etmek: “İkiniz de aynı kamyonu istiyorsunuz. Ne yapabileceğinizi düşünelim.”
- Sınır koymak: Vurma, ısırma, tehlikeli davranış veya belirgin korku durumunda oyunu durdurmak.
Her anlaşmazlıkta “Paylaşın, sırayla oynayın” demek çocukların ne istediğini anlatma fırsatını azaltabilir. Hiç müdahale etmemek de güvenli değildir. Yetişkin önce gözler, çocukların çözebileceği alanı bırakır ve ihtiyaç olduğunda en az gerekli desteği sunar.
Çocuklardan biri sürekli oyunu yönetiyorsa diğerine “Sen de bir şey söyle” demek yeterli olmayabilir. Daha somut bir kapı açılabilir: “Eylül şimdi hayvanların nereye gideceğine karar vermek istiyor. Onun fikrini de dinleyelim.”
Buluşmada çatışma yaşanması ilişkinin kötü olduğu anlamına gelir mi?
Hayır. Yakın oyun, çocukların aynı nesneyi istemesi, farklı hikâyeler önermesi ve sınırlarını denemesi demektir. Çatışma arkadaşlığın zıddı değil, ilişkinin bir parçası olabilir.
Şu noktalara bakılabilir:
- Çocuklar destekle yeniden oyuna dönebiliyor mu?
- İki çocuğun da fikrine zaman zaman yer açılıyor mu?
- Aynı çocuk sürekli boyun eğmek veya oyundan çekilmek zorunda mı kalıyor?
- Fiziksel güvenlik korunuyor mu?
- Buluşma sonrasında çocuk korku veya yoğun kaçınma gösteriyor mu?
Bir anlaşmazlık yaşandığında diğer çocuğu “zorba”, kendi çocuğunu “mağdur” olarak hızla etiketlemek yerine olayı somutlaştırmak gerekir. Tek bir oyuncak çatışması ile tekrar eden, kasıtlı ve güç dengesizliği içeren örüntü aynı değildir.
Çocuğum davet edilmediyse ne yapmalıyım?
Bir oyun buluşmasına veya doğum gününe davet edilmemek hem çocuk hem ebeveyn için incitici olabilir. Ancak tek bir davet listesi, çocuğun sınıftaki bütün sosyal konumunu göstermez. Ailelerin ev kapasitesi, yakınlığı, ulaşımı veya yalnızca birkaç çocukla buluşma tercihi olabilir.
Çocuk üzgünse “Boş ver, zaten onlar iyi arkadaş değil” demek yerine duygusu kabul edilebilir:
“Gitmek istemiştin ve davet edilmeyince üzüldün.”
Ardından hemen karşı bir davet düzenlemek veya diğer veliden açıklama istemek gerekmeyebilir. Çocuğun okulda tekrar eden biçimde oyun dışında kalıp kalmadığı öğretmenden somut gözlemlerle öğrenilebilir.
Eğer davetler sınıf içinde dağıtılıyor, bazı çocukların yanında konuşuluyor veya tekrar eden dışlama aracı olarak kullanılıyorsa okulun ortak yaşam kuralları devreye girebilir. Okul özel hayatı yönetmez; fakat sınıf ortamında çocukların küçük düşürülmesini veya sosyal dışlamanın teşvik edilmesini sınırlar.
Diğer velilerle yakın olmak zorunda mıyız?
Çocukların görüşebilmesi için ebeveynlerin yakın arkadaş olması gerekmez. Ancak temel güvenlik, iletişim ve karşılıklı saygı gerekir. Ailelerin yaşam tarzları veya iletişim tercihleri farklı olabilir.
İlk buluşmadan önce şu bilgiler konuşulabilir:
- Buluşmada hangi yetişkin bulunacak?
- Evde evcil hayvan, havuz, balkon veya başka güvenlik unsurları var mı?
- Alerji, beslenme veya sağlıkla ilgili bilinmesi gereken bir durum bulunuyor mu?
- Çocuk tuvalette veya başka bir bakım alanında yardıma ihtiyaç duyuyor mu?
- Ekran, yiyecek ve ev kuralları nasıl?
- Acil durumda kime ulaşılacak?
Amerikan Pediatri Akademisi, oyun buluşması öncesinde evde kimlerin olacağı, güvenlik koşulları, silah ve havuz gibi riskler ile aile kurallarının konuşulmasını önerir. Bu sorular güvensizlik göstergesi değil, bakım sorumluluğunun parçasıdır.
Bir aile evini açmak istemeyebilir veya koşulları uygun olmayabilir. Parkta buluşmak, kısa bir yürüyüş yapmak ya da ebeveynlerin bulunduğu ortak bir alan seçmek mümkündür. Davetlere sürekli karşılık verememek, çocuğun ilişkisinin değersiz olduğu anlamına gelmez.
Oyun buluşması okulda yaşanan sorunu çözer mi?
Çocuk sınıfta oyuna katılamıyor veya belirli bir arkadaşıyla çatışıyorsa aileler “Okul dışında görüştürelim, araları düzelir” diye düşünebilir. Bire bir ortam yardımcı olabilir; fakat okul içindeki sorunun nedeni sınıfın kalabalığı, oyun yapısı, dil güçlüğü veya tekrar eden güç dengesizliği ise ev buluşması tek başına çözüm olmayabilir.
Önce öğretmenle şu sorular konuşulmalıdır:
- Sorun hangi anlarda ortaya çıkıyor?
- İlişki karşılıklı mı?
- Çocuklar destekle yeniden oyun kurabiliyor mu?
- Bire bir buluşma gerçekten iki çocuğun da isteği mi?
- Sınıf içinde hangi destek uygulanıyor?
Çocuk istemediği bir ilişkiyi yetişkinler düzeltmek istediği için okul dışında sürdürmek zorunda değildir. Güvenlik veya tekrar eden dışlanma sorunu varsa okulun sınıf içindeki sorumluluğu özel bir buluşmaya devredilemez.
Ne kadar sık görüşmek gerekir?
Haftada bir, ayda iki veya yalnızca zaman zaman görüşmenin gelişimsel olarak doğru olduğuna ilişkin evrensel bir sayı yoktur. Çocuğun tam gün okul programı, dinlenme ihtiyacı, kardeşleri, aile zamanı ve başka etkinlikleri birlikte değerlendirilmelidir.
Şu sorular sıklıktan daha açıklayıcıdır:
- Çocuk buluşmayı istiyor mu?
- Buluşma okul gününe ek bir yük mü, keyifli bir ilişki alanı mı?
- Ailenin programı bunu gerilimsiz biçimde taşıyabiliyor mu?
- Çocuk okul dışında serbest ve yalnız oyuna da zaman bulabiliyor mu?
- Buluşmalar aynı tek ilişkiyi katılaştırıyor mu, yoksa sosyal deneyimi genişletiyor mu?
Çocuk her hafta aynı arkadaşıyla görüşmek isteyebilir. Bu yakınlık değerli olabilir; ancak okulda yalnızca o çocukla oynayabildiği için diğer ilişkilerden kaçıyorsa öğretmenle sosyal esnekliği destekleme yolları konuşulabilir.
Hangi durumda daha yakından değerlendirmek gerekir?
Oyun buluşması istememek tek başına sosyal güçlük değildir. Bazı çocuklar okulda ilişki kurar ve evde dinlenmeyi tercih eder. Yine de aşağıdaki durumlar uzun süre ve farklı ortamlarda görülüyorsa öğretmen ve çocuk doktoruyla konuşmak yararlı olabilir:
- Çocuk akranlardan sürekli yoğun biçimde kaçınıyorsa,
- İlişki kurmak istiyor fakat nasıl yaklaşacağını hiç bulamıyorsa,
- Dil, duyusal düzenleme veya oyun becerileri sosyal katılımını belirgin etkiliyorsa,
- Her buluşmada yoğun korku veya uzun süren dağılma yaşıyorsa,
- Tek bir ilişki içinde sürekli kontrol ediliyor veya kendi isteğini söyleyemiyorsa,
- Daha önce kurduğu sosyal teması belirgin biçimde kaybettiyse.
Amaç çocuğu “daha sosyal” yapmak değil, ilişki kurmak istediğinde önündeki güçlüğü anlamaktır.
Nova’da arkadaşlıkları nasıl destekliyoruz?
Nova İlişkilenme Modeli açısından arkadaşlık, çocuğun kaç kişiyle oynadığına indirgenmez. Oyuna nasıl yaklaştığına, kendi fikrini nasıl taşıdığına, başkasının fikrine ne kadar yer açabildiğine, çatışmadan sonra ilişkiye dönüp dönemediğine ve gerektiğinde yetişkinden destek isteyip istemediğine bakıyoruz.
Okul dışında görüşmek isteyen aileler arasında iletişim, iki tarafın açık rızasıyla kurulabilir; aile iletişim bilgileri izinsiz paylaşılmaz. Öğretmenler bir arkadaşlığı yetişkin kararıyla üretmeye çalışmaz. Sınıftaki karşılıklı ilgiyi ve oyun örüntülerini aileyle paylaşarak daha uygun bir buluşma olup olmayacağını birlikte değerlendirebilir.
Oyun terapisti eşliği, tek bir buluşmayı veya çatışmayı tanısal bir işaret gibi yorumlamak için değil; çocuğun zaman içindeki ilişki kurma biçimini gelişimsel bağlamda anlamak için kullanılır. Çocuğun okul arkadaşlıkları hakkında konuşmak isterseniz Nova Preschool yaklaşımını inceleyebilir ve iletişim sayfamızdan görüşme planlayabilirsiniz.
Sonuç
Çocuğun okul arkadaşlarıyla görüşmesi yararlı ve keyifli bir ilişki alanı olabilir; ancak sosyal gelişimin zorunlu ödevi değildir. Bazı çocuklar bire bir buluşmada kendini daha rahat gösterir, bazıları okul dışında dinlenmeyi seçer. Ailelerin zamanı, mekânı ve diğer sorumlulukları da kararın meşru parçalarıdır.
Ebeveynin rolü çocuğun arkadaşını seçmek veya her ilişkiyi sürdürmek değil; güvenli fırsatlar açmak, çocuğun isteğini dinlemek ve gerektiğinde en az gerekli desteği sunmaktır. Arkadaşlığın yönü çocuklara aittir. Güvenlik, mahremiyet ve buluşmanın çerçevesi ise yetişkinlerin sorumluluğundadır.
Sık sorulan sorular
Okul arkadaşlarıyla görüşmeyen çocuk sosyal açıdan geri kalır mı?
Hayır. Çocuğun okulda ve diğer yaşam alanlarında nitelikli akran deneyimleri olabilir. Okul dışı görüşme sosyal gelişimi destekleyebilir, fakat zorunlu koşul değildir.
Çocuğum buluşmak istemiyorsa zorlamalı mıyım?
Önce nedenini anlamaya çalışın. Yorgunluk, yeni ortama ilişkin kaygı veya o arkadaşla görüşmek istememesi farklı durumlardır. Kısa ve tanıdık bir buluşma teklif edilebilir; istemediğinde utandırılmamalıdır.
İlk oyun buluşması ne kadar sürmeli?
Tek bir doğru süre yoktur. İlk buluşmayı kısa ve öngörülebilir planlamak, çocukların durumuna göre bitirmek uygundur. Yaklaşık bir saat başlangıç için yeterli olabilir.
Çocuklar kavga ederse buluşmayı bitirmeli miyiz?
Her çatışma buluşmayı bitirmeyi gerektirmez. Güvenliği sağlayın, ne istediklerini söze dökmelerine yardımcı olun ve yeniden oyuna dönüp dönemediklerini izleyin. Fiziksel zarar veya yoğun korku sürüyorsa buluşma sonlandırılabilir.
Çocuğum davet edilmediyse diğer veliyle konuşmalı mıyım?
Tek bir davet için açıklama istemek gerekmeyebilir. Önce çocuğun duygusunu dinleyin ve öğretmenden okulda tekrar eden bir dışlanma örüntüsü olup olmadığını somut biçimde öğrenin.
Başka bir aileye çocuğumu bırakmadan önce ne sormalıyım?
Evde bulunacak yetişkinleri, alerji ve sağlık koşullarını, evcil hayvan, havuz, balkon ve silah gibi güvenlik konularını, ekran ve yiyecek kurallarını ve acil iletişim bilgisini açıkça konuşun.
Kaynaklar:
- American Academy of Pediatrics, Social Development in Preschoolers
- American Academy of Pediatrics, The Power of Play
- American Academy of Pediatrics, 5 Questions to Ask Before a Playdate
- NAEYC, Peer Interactions in a Preschool Social Triangle
- ZERO TO THREE, Children with Shy or Slow-to-Warm-Up Temperaments
- ZERO TO THREE, Tips on Helping Your Child Build Relationships
